Make your own free website on Tripod.com

PILOTLAR

Yolcular ucagin yaninda otobusten inmisler.. Bavullarini gosteriyorlar.Bir bakmislar ucak sirketinin minibusu yanlarinda durmus. Icinden kaptan pilotla, yardimci pilot inmisler..Yolcular fena halde sasirmislar.. Nasil sasirmasinlar.. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda uc noktali bant.. Yardimci pilotun elinde bir kopek tasmasi.. Tasmanin ucunda bir kopek.. Saga sola carparak oyle ilerliyorlar ucaga. Gunlerden bir nisan degil ama, "Saka herhalde" demis yolcular, dolusmuslar ucaga.. Ucak pistte hizla ilerlemeye baslamis. yolcularin gozleri camda. Ucak hizlanmis.. Yolcular endiselenmeye baslamislar. Ucak daha hizlanmis. Pistin sonu hizla yaklasmaya baslamis.. Ucak iyice hizlanmis..Bazi yolcular paniklemis dua etmeye baslamislar. Ucak son hiza ulasmis. Bu arada pistin sonuna da ulasmis. 10 metre sonra betonun bitip cimlerin basladigi goren yolcular dehset icinde cigligi basmislar.. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar cekmis.. Ucak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmis, havalanmis. Kaptan pilot arkasina yaslanmis. Derin bir nefes almis ve yardimci pilota donmus: "Biliyor musun?" demis, "Bir gun ciglik atmayacaklar ve hepimiz olecegiz!.."

TERCİH

3 kız ölmüş ve cennetin kapısına gelmişler,Büyük melek kızları karşılamış ve sormuş. - Cennete girmeden size küçük bir sorum var Hayatınızdayken iyi kızlar mıydınız ? İlk kız atılmış: -"Sayın melek inanın ben çok iyi bir kızdım evlenmeden kimseyle beraber olmadım hatta evlendikten sonra bile olmadım" Büyük melek yanındaki yardırıcısına -"Tamam bu kıza Altın anahtarı verin" İkinci kız - "Büyük melek ben evlenmeden kimseyle olmadım ama evlendikten sonra kendimi koruyamadım " demiş - "Gümüş anahtarı da bu kıza verin demiş" melek Sıra üçüncü kıza gelmiş - "Sayın melek ben her önüme gelen erkekle evlenmeden önce ve sonra doyasıya birlikte oldum" demiş Büyük melek sağa ve sola baktıktan sonra yanındaki meleğe fısıldayarak "Buna benim odamın anahtarını verin"

DOMUZLAR

Adamin birisi domuz ciftligi kurup yetistirip sonra da satarak zengin olmak icin 20 tane domuz alip yeni aldigi ciftlige getirmis....ama hicbirsey anlamadigi bu is hakkinda yardim etmesi icin bir de veteriner caarmis...veteriner konusmus ta konusmus....adam birsey anlamamis ama utancindan da caktirmamak icin ha ha diyip kafasini assagi yukari sallamiss sonra da parayi avucuna sikistirip gule gule demis...bakmis aradan bir kac gun gecti ama domuzlarin ciftlestigi falan yok , hatta birbirlerine karsi ilgisi sifir...ben bunlara herhalde birseyler gostersem iyi olacak deyip hepsini kamyona attigi gibi dooru ormana....hepsini bi gusel siradan geciridikten sonra ciftlige geri getirmis...sonraki bir kac gun bakmis domuzlarda gene tik yok...almis bunlari bir daha doldurmus kamyona gene ormana....bu sefer ikiser kez....siradan....almis geri getirmis ciftlige icinden de herhalde bu sefer olmustur, ne yapmalari gerektigini ogrenmislerdir diyerek...ama hayvanlarda yine tik yok....hepsi camurun icinde yatiyor....kafasi iyice kizmis olan adam hepsini kufur ede ede kamyona bir kez daha atarak dooru ormanin yolunu tutmus....yapabildigi kadar yaptiktan sonra ,yorgunluktan olmek uzere olan adam hepsini kamyona atip, ciftligin yolunu tutmus....ertesi gun oglene kadar uyuyan adam yataktan kalkamayacak kadar yorgun oldugundan karisini yanina caarmis," bak bakalim hanim domuzlarda hareket var mi, ne yapiyorlar? "diye sormus, karisi perdeyi aralayip domuzlara baktiktan sonra adama donmus ve " hepsi kamyona cikmis, birisi de kornaya basiyor " demis.....:)

AVCI

Beceriksiz avci , sık sık ava gidiyorum diye evden cıkar. Ancak her defasında da eli bos doner. Kocasının surekli olarak eve eli bos donmesinden bıkan kadın kocasına cıkısır ve - Bana bak herif bu kez de bir sey avlayamazsan seni eve almam der Avcı butun gun ugrasır fakat sonuc degismez, eli bos mahzun mahzun avcılar kahvesine doner. Avcının haline acıyan arkadası daha onceden vurup ,derisini yuzdugu iki tavsanı uzatır ve - Eger karını kandırabilirsen al bunları ben vurdum diye gotur der Avcı hic dusunmeden tavsanları alır ve eve gider .Kadın soyulmus tavsanları gorunce - Herhalde bunları da ben vurdum demeyeceksin . der avcı hemen cevabı yapıstırır. -Baktım Bir köşede soyunmuş sevişiyorlardı , ne yapayım giyinmelerini bekleyemedim.

AYŞE DE DERLER

Birgun teröristler bir köye baskın yapmışlar ve bir eve girmişler. Bu evde de yaşlı bir karı koca varmış. Sizden değerli bütün eşyalarınızı vermenizi istiyoruz demişler. Onlar da korkularindan bütün elmaslarını altınlarını vermişler. Sonra teröristler demisler ki-arkamızda bir iz bırakmamız için sizi öldürmeliyiz Hangisinden başlayacaklarına karar verememişler. .Kadına sormuş birisi, senin adın ne bacım? Yasli kadın ise ölüm korkusuyla titrek bir sesle Ayşe demiş. Seni öldüremem bacım anamın adı da Ayse idi demis terorist. Yasli adama sormuş senin adın ne? -Ahmet ama bu köyde herkes bana Ayşe der demiş.

KISA KISA

Seks yapmak neden briç oynamaya benzer ? Iyi bir esin yoksa iyi bir elin olmalidir....

Maço erkek kime denir ? Prostat ameliyati olduktan sonra evine jogging yaparak dönen erkege....

Bir noel agaci ile bir rahip arasindaki benzerlik nedir ?Ikisinin de toplari sadece süs içindir....

Kadin ile prezervatif arasindaki benzerlik nedir ? Her ikisi de orda degillerse cüzdaninizdadirlar....

Peki fark nedir ? Prezervatifi bir kez kullanip attiginda bunun için dirdir etmez....

Ön kapida kariniz avaz avaz bagiriyor, arka kapida ise köpeginiz durmaksizin havliyor. Önce hangisini içeri alisiniz ?Köpegi tabii.....hiç degilse içeri girince susar...

Erkekler kahve gibidir. En iyileri serttir ve sizi bütün gece uyutmaz...

Erkekler çikolata gibidir....Tatli ve yapiskandirlar..ve dogruca kalçalara giderler...

Erkekler çimento gibidir....bir kere yumusattiginiz zaman bir daha sertlesmeleri zaman alir...

Erkekler kar firtinasi gibidir....kaç cm. olacagi, ne zaman gelecekleri ve ne kadar sürecegi belli olmaz...

Erkekler neden göz temasinda zorlanirlar ? Çünkü gögüslerde göz olmaz....

 

TARİF

Supermarkete bir eleman aranmaktadir. Elemanin super tezgahtarlik bilgisine sahip olmasi on kosullardan biridir. Bunun icin her gelen adaya bir de uygulama yaptirilarak performansina bakilmaktadir. Bir gun iceri bir aday daha girer ve ise talip oldugunu soyler. Bunun uzerine oradaki deneyimli tezgahtarlardan biri gelerek sinamak icin, "Evlat simdi beni iyi izle" der. Ilk gelen musteri "Bir paket cim tohumu istiyorum"der. Bunun uzerine tezgahtar yesil, sari, uzun, kisa, cabuk buyuyen, kalin,ince bir suru cesit cim tohumunuballandira ballandira anlatir ve adam sonunda "bana yesil ve ince olanindan bir paket lutfen"der ve tam parayi odeyip cikacakken bizim kurt tezgahtar, "Beyefendi bir dakika. Size bir de cim bicme makinesi verelim" diyerek soze girer ve onlarca cesit cim bicme makinesini, avantajlarini, odeme kolayliklarini, bir daha boyle bir firsat bulamayacagini adama gene ballandira ballandira anlatir ve sonunda adam cim bicme makinesini de alarak magazadan ayrilir. Bizim kurt "Hadi evlat bi de seni gorelim"der ve evlat tezgaha gecer. Yeni gelen bay musteri bizim adaydan orkid ister. Bunun uzerine eleman bayagi atesli bir sekilde orkid cesitlerini, renklerini, kalinliklarini vs. vs. bizim kurt tezgahtardan hicte assagi kalmayacak bir bicimde anlatir. Musteri en sonunda bilmemne renkte orkidden bir duzine kadar alir. Parayi odeyip cikacakken bizim aday, "Beyefendi size bir de cim bicme makinesi satalim" der. Adam, Hoppalaaa, niye ki?" diye sorunca bizimki, "Beyefendi hafta sonu bi is yapamiyacaksiniz, bari cimleri bicin !"

FARK

Büyükanne ve büyükbaba kis gecesi söminenin basinda oturmuslar.. Ikisinin de elinde birer gazete var. Okuyorlar.. Büyükanne birden ayaga kalkiyor, elindeki gazeteyi elinde yuvarlayip kagittan bir cop yapiyor ve büyükbabanin kafasina tak diye vuruyor.."Niye vurdun simdi bana?" diye soruyor merakla büyükbaba.."40 yillik kötü seks için" diyor büyükanne.. Büyükbaba oturdugu yerde gazetesini sarmaliyor. O da bir cop yapiyor. Kalkip büyükannenin basina tak diye vuruyor, o da.. "Peki bu niçin?" diye soruyor, büyükanne.."Farki bildigin için" diyor, büyükbaba..

HAZIR

Yeryuzundeki hayatini,butun kurallara uygun yasayip tamamliyan Temel,yukarida 1.sinif torenle karsilanmis. Refakatci melek "Efendim siz direk cennete alinacaksiniz.Arzu ederseniz islemleriniz tamamlanincaya kadar bir tanitma gezisi yapalim" demis, Melek onde Temel arkada Cennet hazirlik bolumune girmisler. Ilk kapinin arkasindan canhiras feryatlar gelmekte imis.Kapiyi acip iceri girdiklerinde iki melegin aralarinda tuttuklari adamin sirtinda makkapla delik acmakta olduklarini gormusler. Temel "Uyyy...Bu nedur ?" Melek "Efendim,burasi kanat takma bolumu.Cennete katilan sizin gibi aziz mertebesindekilere kanat takiyoruz,bunun icin delik deliyorlar "demis. Ikinci kapiya geidklerinde gene kapinin arkasinda canhiras feryatlar;kapiyi acip iceri girmisler. Iki melek aralarindaki adamin kafasinda matkapla delik aciyorlarmis. Temel"Uyyy...Bu nedur?" Melek"Efendim burasi halka takma bolumu.Sizin gibi aziz mertebesindekilerin baslarinin uzerindeki kutsal halkayi takmak icin delik deliyorlar" deyince Temel "Uyyyy....Ben cehenneme gidiyorum" Melek"Aman efendim.Ne yapiyorsunuz orada insanlari kaziga oturturlar" Temel"Olsun.Hic olmazsa delugum hazirdir daa"

YANLIŞ ANLAMA

Temel ile esi, son zamanlarda seks yasamlarinin eskisi gibi olmadigi fark etmisler.. Kalkmis danismana gitmisler.. Danisman onlari uzun uzun dinlemis.. "Seks yasaminiza biraz renk katmaniz gerekir" demis.. "Hep ayni pozisyon, seksi monotonlastirir.. Hayalinizi kullanin.. Degisik sekiller deneyin!.." "Nasul yani" demis, Temel.. "Mesela" demis, danisman.. "El arabasi pozisyonunu deneyin.." "O nasil oliy daa" demis, Temel!.. "Basit" demis, danisman. "Esin yuzukoyun uzanacak. Sen iki ayagini tutup kaldiracaksin. Esin elleri uzerinde kalkacak.. Bir yandan yuruyeceksiniz.. Bir yandan da... Yani tam el arabasi gibi birlesip gideceksiniz.. Anladin mi?.." Eve donmusler.. Temel muzip muzip seslenmis.. "Hadi pakalum.. El arabasina hazir ol!.." "Tamam olurum, ama iki Sartum var" demis, karisi.."Pirincisi, acitursa hemen pirakacasun. Ikincisi.. Anamlarun evinun önünden gecmeyecaguz!.."

GARANTI

Zengin adam cok luks bir restauranta gider ve garsona siparis olarak "Kirmizi Et,Beyaz Sarap ve Salata istiyorum" der.Tam o sirada restauranta cok guzel ve alimli bir kadin gelir,adamin bir onundeki masaya oturur ve garsonu yanina cagirarak adamin verdigi siparisin aynisini ismarlar.Aradan zaman gecer.. Adam yemegini yedikten sonra garsondan hesabi ister.Hesap olarak 7,5 milyon gelir.Adam 10 milyon para birakir ve 2,5 milyonu bahsis olarak garsona verir.Ayni hesap kadinada gelmistir fakat kadin garsona 7.5 milyon bahsis birakir.Bunu goren adam saskin bir sekilde kadina yanasir ve "Hanimefendi cok afedersiniz birsey sormak istiyorum" der.-Ben fabrikalarimin sayisini ve paramin hesabini bilemezken 2,5 milyon bahsis birakiyorum.Affiniza siginarak soruyorum siz kim oluyosunuz da 7,5 milyon bahsis birakabiliyosunuz der.Kadin adama gulumseyerek; -Benim Bankalarim var .Adam; -Aaa oylemi ben butun banka sahiplerini ve mudurlerini tanirim sizi hatirlayamadim der.Kadin tekrarlar; -Benim bankalarim var.Kadin dudaklarini oksayarak; bunlar varya bunlar "Sekerbank", Ellerini goguslerine goturerek; bunlar "Pamukbank", Elini eteginin onune tutar ve burasida "Isbankasi" der.Adam bunun uzerine; -Ya bu bankalar birgun iflas ederse ? diye sorar.Kadin; -Arkada Garanti Bankasi var .

DEĞİŞİM

Nuhun gemisinde, tufan cok surmus ve gemideki hayvanların sayısı artmaya baslamis. Bunun uzerine nuh butun erkeklerin seyini makbuz karsiligi toplamis,daha sonra tekrar verecem demis daha sonra disi maymun erkek maymunla dalga gecmeye baslamis. Surekli hadi gel seviselim diyormus 1 gun 2 gun surekli boyle, ve buna erkek maymun cok bozuluyormus yine bir gun disi maymun hadi gel seviselim demis bunun uzerine Erkek Maymun Nuh seylerimizi verince ben sana soracagim demis disi maymunda niye diye sormus, erkek maymunda cebinden bir makbuz cikarip, "bak demis Esegin Makbuzunu caldim."

İZAH

On yildir evlilermis.. Ama gerdek gecelerinden baslayarak, adam hep karanlikta sevismek konusunda israr etmis.. Kadincagiz yillar yili kac kez sabahlara kadar yalvarmis, bir kerecik olsun, isiklari yakip sevismek icin ama adam hep inatla "Hayir" demis.. "Kesinlikle olmaz. Ille de karanlikta sevisecegiz.." O gece kadincagiz gene isiklari yakmak icin yalvaracak gibi olmus, ama hemen vazgecmis. Kocasi on yil sonra insafa gelecek degil ya.. Vazgecmis ama sadece yalvarmaktan.. Kafasina koymus, bu kez cunku.. Tam sevismenin en heyecanli ani, en doruk noktasinda elini kaydirip, yatagin bas ucundaki gece lambasinin dugmesine dokunuvermis.. Bir de gorsun.. Kocasinin beline, o yapay aletlerden biri bagli degil mi?.. "Bunu bana nasil yaparsin" diye haykirmis.. "Bunca yildir, bu isi sahte bir aletle yaptigini bana soylemedin bile.. Hemen acikla bana her seyi.. Hemen.."Adam cok ama cok sogukkanli yanit vermis.. "Tamam, tamam.. Her seyi izah edecegim sana.. Ama once sen bana su uc cocugumuzu izah et, bakalim!.."

TECRÜBE

Yeni bulug çagina girmis bir delikanli gece sokaga çikabilmek için babasindan izin istemis ve bu istegi babasi tarafindan kabul edilmis ancak gece geç vakit oldugu halde oglu hala eve gelmeyince baba telaslanmis ve tam telefona sarilip karakollara haber verecegi anda kapi çalinmis ve oglu içeri girmis. Baba çok sert bir sekilde " nerede kaldin çabuk bana hesap ver deyince oglan, kusura bakma baba, ben bu aksam sex yaptim onun için geç kaldim demis. Baba bu durumdan çok keyiflenmis "hanim hanim çabuk bir raki bardagi daha getir, benim oglum büyümüs artik beraber raki içebiliriz" dedikten sonra ogluna dönerek: " oglum bundan sonra sen de benimle raki içebilirsin" deyince oglan "OTURAMIYORUM BABA ÇOK ACIYOR

POST DELİK

Temel, Fransiz vede italyan bir gezi sirasinda afrikada bir kabileye esir duserler. Yamyamlarin sefi, herbirine bir teklif goturur. Benden oyle birsey isteyinki ben ve kabilem bunu yerine getiremesin. O zaman kurtulursunuz.- Yoksa derinizi yuzup kano yapacagiz. Once Fransiz`a sormuslar. Fransiz sadece kendi memleketine ozgu bir yemek istemis. Kabileden bir kac kisi hemen Fransa`ya gidip yemegi alip gelmisler ve Fransizin derisini yuzup kano yapmislar. Sonra İtalyan`a sira gelmis. O da bir italyan arabasi yapmalarini istemis. Hemen bir iki kisi İtalya` ya gidip bir araba satin alip geri donmusler ve tabi italyani da yuzup kano yapmislar. Sira Temel`e gelmis. Temel kendi memleketinden bir catal istemis. Hemen bir kisi gidip Trabzon` a bir catal almis gelmis. ama hepsi merak icinde. Sef sormus: Digerleri daha zor seyler soylediler. Sen niye sadece catal istedin? Temel catali kapmis ve baslamis orasina burasina batirmaya ve soylenmis:- Alin size kano hadi bakiim yapın nasıl yapacaksanız

HESAP BÜYÜK

Adamin biri bir bankaya girmis ve bankadaki gorevli kadina ".mina kodumun bankasinda boktan bir hesap actirmak istiyorum " demis. Kadin bir anda boyle bir laf beklemedigi icin sasirmis ve afallamis... "Afedersiniz anlayamadim tekrar eder misiniz ?" demis. Bunun uzerine adam ".mina kodumun bankasinda boktan bir hesap actirmak istiyorum" demis tekrar kadin cok bozulmus ve " Aman beyfendi sozlerinize dikkat edin lutfen ve lutfen ne istediginizi kibarca soyleyin " demis.Neyse adam da hicbir degisme yok ayni lafi tekrar tekrar soylemis...En sonunda bankodaki kadin dayanamamis ve "Ben sizi mudurumun yanina gotureyim derdinizi ona anlatin" demis. Mudurun yanina gitmisler adam gene ayni sekilde mudure istegini iletmis. Mudur "Beyfendi elemanim son derece hakli bu sekilde konusursaniz korkarim size yardimci olamayacagim, lutfen bu sekilde konusmanizin nedenini anlatir misiniz?" demis. Bunun üzerine adam "Azina sictimin sayisal lotosundan en buyuk ikramiye bana cikti ve bunu .mina kodumun bankasinda boktan bir hesap actirarak degerlendirmek istiyorum" demis... Bu lafi duyan mudur eliyle bankodaki bayani isaret ederek yuksek sesle adama " VE BU ORROSPU SIZE YARDIMCI OLMUYOR HAA...?

BOGA

Bir adamla karisi hayvanat bahcesini gezerken ciftlik hayvanlarinin bulundugu bolume gelmisler. Icinde bir boganin bulundugu bir citin onunde durmuslar.Citin uzerinde soyle bir yazi varmis.-Bu boga gecen sene tam 50 kez ciftlesti.!- Kadin kocasina doner..-Sanirim bu bogadan ogrenecek bir seylerin olmali.-Adam suratini eksitir ve yurumeye devam ederler. Bir baska boga ve soyle bir yazi..-Bu boga gecen sene 100 kez ciftlesti.!- Artik hangi sapik yaziyorsa bu yazilari..Kadin tekrar kocasina doner.. -Amanin.. ayda 7 kereden fazla ..deminkini bosver ama bu bogayi ornek almalisin bence..-Adam homurdanir devam ederler.. Yine bir boga yine bir yazi..-Bu boga gecen sene 365 kez ciftlesti.!!- Kadin..-Cuss...gunde bir kez!!....Oh..Sanirim bu bogayi idol olarak almalisin kendine..!-Adam artik dayanamaz....-Olur hayatim yalniz bir sor bakalim, arkadas hep ayni inekle mi ciftlesmis?-

SAAT

Temel Fadime'yi evine götürmüş. -Işığı söndür, perdeleri kapai yanuma cel, demiş. Fadime utana sıkıla yanaşmış,Temel yeni aldığı fosforlu saatini göstermiş.

KAVANOZ

Bir gün 75 yaşında bir ihtiyar sperm testi yaptırmak için doktora gider. doktor adama bir kavanoz verir ve "bunu doldurup yarın bana getirin" der. ertesi gün ihtiyar kavanozu getirip doktora verir. doktor kavanoza bakar ve boş olduğunu görür ve sebebini sorar. ihtiyar anlatmaya başlar : "doktor bey, dün gece sağ elimle denedim olmadı, sol elimle denedim gene olmadı. karımı çağırdım. o da sağ ve sol elleriyle denedi, ağzıyla denedi önce dişini çıkararak sonra dişini takarak denedi gene olmadı. Baktık olacak gibi değil komşunun karısını çağırdık oda iki elini ve ağzını denedi gene olmadı" diyince doktor kendini tutamamış "Naaptınız, komşunun karısını damı çağırdınız" diye sormuş. İhtiyar da "Tabi ya napsaydık, şu lanet kavanozu bir türlü açamadık"

SÜRE

Temel bogazda tekneyle turist gezdiriyo bigun bi amerikaliyi aliyor basliyolar gezmeye..(sahildeki yer isimleri uydurma..) turist falanca sarayi goruyor ."bu ne kadar zamanda yapilmis diyor" temelde: 5 yilda diye cevap veriyor...herif:yazik bizde olsa 1 yil.. biraz sonra filan camiyi goruyo "bu nekadar zamanda yapilmis" diyesoruyor..temelde.:"2 yil diye cevap veriyor.turist: yazik be bizde olsa 3 ay da biter diyor.temel uyuz oluyo duruma.. biraz sonra bi tarihi yapi daha goruyolar..gene soruyor turist.. temel..2 ay diyor.adam gene:yazik be bizde olsa 1 haftada biter.diyor. temel iyice killaniyor.tam o sirada bogaz koprusunun altina geliyor.. adam yukariyi gostererek bu kopru ne kadar zamanda yapildi diyor.. temel saskin saskin bakislarla kafayi kaldirip.. -hangisi ? bumu? bu dun burda yoktu yaa..

GÖRMEMİŞ

Üç tane vampir gece ava çıkmışlar. Bu vampirlerden biri Temel, biri İngiliz, biri Alman'mış. Alman hızlıca aşağı inmiş (uçarlarken).Yukarı gelince ağızı kan içinde ve şunları söylemiş.Şu kızı gördünüzmü demiş. Evet demişler."işte o kızın kanını emdim" demiş.Sonra ingiliz'e sıra gelmiş.İngiliz'de hızlıca aşağı inmiş ve yukarı geldiğinde ağızı kan içinde şunları söylemiş "şu pilici görüyormusunuz" demiş. Evet demişler. "İşte onun kanını emdim" demiş.Sıra Temel'e gelmiş.Temel'de hızlıca aşağı inmiş.Ağızı burnu kan revan içinde yukarı gelmiş.Ve demişki "aşağıdaki direği görüyormusunuz?.Hepsi "görüyoruz ne olmuş" demişler. Temel'de "işte o direği ben göremedimde" demiş.

KAÇAKCI

Meksika -Amerika sınırında gümrük müdürlüğü yapan bi Amerikalı, Meksikadan gelip amerikaya kaçak mal sokmak isteyenleri yakalamakla görevliymiş. Bi gün sınıra bisikletli bi meksikalı gelmiş.Adamın elinde de bi kum torbası varmış. Tabii amerikalı torbayı görünce sinirlenmiş ve meksikalıyı durdurmuş.Elindeki torbayı almış, içine elini sokmuş, aramış ama hiç bişi bulamayınca torbayı verip meksikelıya amerikaya giriş izni vermek zorunda kalmış. Aradan bi kaç hafta geçmiş, aynı meksikalı bu sefer kum torbasını bisikletinin arkasına sıkıştırmış olarak gelmiş. Amerikalı "ulan bu sefer yakalıycam seni" diye düşünmüş ve başlamış torbayı aramaya. Ne yapsa boş, torbada kumdan başka bişi yokmuş. Mecbur geçirmiş adamı amerikaya. Bi kaç hafta sonra bisikletli meksikalı yine gelmiş sınıra, geçmek istemiş. Amerikalı memur karalı, adamı durdurmuş, kum torbasını almış, dökmüş yere , araştırmış ama yine bişi yok, bu sefer meksikalının üstünü de aramış, bişi yok, köpekleri çağırmış, bişi bulurlar diye, onlar da bişi bulamamış ve meksikalı yine geçmiş sınırdan. Bu olay bi kaç defa daha olmuş, tabii amerikalı her seferinde hiç bişi bulamıyomuş. Yıllar sonra amerikalı emekli olmuş, meksikada bi bara gitmiş.Şansına orda o meksikalıyı görmüş, oturmuş yanına, "Bak" demiş, "çok eminim, sen o zamnlar sınırdan bişiler kaçıyordun,ama bi türlü bulamadım,şimdi söyle" demiş,"sınırdan ne kaçırmaya çalışıyodun sen?" Meksikalı dönmüş amerikalıya, "Bisiklet..." demiş...

NOPLEZ

Temel ile Dursun birgün Afrika'da safariye çikarlar. Trabzona döndüklerinde kahvede safari maceralarini anlatirlar.Temel söze baslar: -ilk gün safariye çiktigimizda pek bisey vuramadik ama gene iyiydi der Kahvedekiler sorar :-ne avladiniz? Temel: -2 geyik 3 aslan 7 domuz ama ikinci gün daha iyiydi 4 aslan 6 geyik 5 gergedan 3 noplez vurduk, üçüncü günde 6 noplez 5 fil 6 kaplan vurduk. Ama son gün en iyi gündü, 16 noplez,14 geyik 12 domuz 11 gergedan vurduk. Kahvedekilerde bunun üzerine sorarlar -yaaa hepsini anladikda bu "noplez"ler ne olii?Temel yanit verir: -Valla böyle bir hayvani bizde bilmiyoduk.Biz avlanirken çalilarin arasindan kara kuru yaratiklar çikip "no please.noo pleaseeee!!!!"diye bagiriyorlardi.

KAZ

Cok soguk bir kis gunu padisah, tebdil'i kiyafet gezmeye karar vermis.Yanina basvezirini alip yola cikmis. Bir dere kenarinda calisan yasli bir adam gormusler.. Adam elindeki derileri suya sokup, doverek tabakliyormus. Padisah, ihtiyari selamlamis. " Selamunaleykum ey pir'i fani..." Aleykumselam ey serdar'i cihan... "Padisah sormus." Altilarda ne yaptin ?" " Altiya alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor..." Padisah gene sormus. " Geceleri kalkmadin mi ?" " Kalktik...Lakin, ellere yaradi..."Padisah gulmus. " Bir kaz gondersem yolar misin ?" " Hem de ciyaklatmadan..." Padisahla basvezir adamin yanindan ayrilip yola koyulmuslar. Padisah basvezire donmus." Ne konustugumuzu anladin mi ?" " Hayir padisahim..." Padisah sinirlenmis. " Bu aksama kadar ne konustugumuzu anlamazsan kelleni alirim." Korkuya kapilan basvezir, padisahi saraya biraktiktan sonra telasla dere kenarina donmus. Bakmis adam hala orada calisiyor.." Ne konustunuz siz padisahla..." Adam, basveziri soyle bir suzmus. " Kusura bakma. Bedava soyleyemem. Ver bir yuz altin soyleyeyim.." Basvezir, yuz altin vermis. " Sen padisahi, serdar'i cihan, diye selamladin. Nereden anladin padisah oldugunu.." " Ben dericiyim. Onun sirtindaki kurku padisahtan baskasi giyemezdi.." Vezir kafasini kasimis. " Peki, altilara alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor ne demek..." Adam, bu soruya cevap vermek icin de bir yuz altin daha almis. " Padisah, alti aylik yaz doneminde calismadin mi ki, kis gunu calisiyorsun, diye sordu. Ben de, yalnizca alti ay yaz degil, alti ay da kis calismazsak, yemek bulamiyoruz dedim." Vezir bir soru daha sormus..." Geceleri kalkmadin mi ne demek ?"Adam bir yuz altin daha almis. Cocuklarin yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kiz. Evlendiler, baskasina yaradilar, dedim..."Vezir gene kafasini sallamis." Bir de kaz gonderirsem dedi, o ne demek..." Adam gulmus." Onu da sen bul..."

KAZA

İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur. Bildiğiniz gibi ben bir duvarcı ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu. Aşağı indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım, altıncı kata çıktım. İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım. Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım. Bütün tuğlaları varile doldurdum. Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasıl bulmayayım? Ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogramlık varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti. Heyecandan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim. Yolun yarısında dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum. Tam yukarı çıkınca, iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı. Parmaklarım da bu sırada kırıldı. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı. Varil hafifleyince, bu sefer ben aşağı inmeye varil yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık. Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı. Can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini gördüm. Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. Bayılmışım, gözümü hastanede açtım. Cenab-ı Hak'tan tüm kullarını böyle görünmez kazalardan korumasını diler, hürmetle ellerinizden öperim."

SORULAR

1- Eger bir sizofren diger kisiligini ölümle tehdit ediyorsa, bir rehinelik durumundan söz edilebilir mi?

2- Tabelacilar greve giderlerse, ellerindeki pankartlara birsey yazabilirler mi?

3- Neden fare lezzetli kedi mamasi yoktur?

4- Soyu tükenmekte olan bir hayvan, soyu tükenmekte olan bir bitkiyle besleniyorsa ne yapmali?

5- Neden koyunlar yagmur yagdiginda çekmezler?

6- Neden kamikaze pilotlari kask takarlar?

7- Ötenazi uygulanacak bir insana yapilacak igne neden sterilize edilir?

8- Eger bir kaplumbaganin kabugu yoksa çiplak midir yoksa evsiz mi?

9- Vejetaryenler hayvan seklinde krakerlerden yiyebilirler mi?

10- Eger bir uçagin karakutusuna bir kazada hiçbirsey olmuyorsa, tüm uçak neden bu maddeden yapilmaz?

PARMAK

Bir cumartesi sabahi.. Iki genc kadin golf oynuyorlar. Sarisin olani topu dikmis.. Sopayi oyle bir savurmus ki.. Top havada kursun gibi ucmus, obur delikte golf oynayan bir erkege o hizla carpmis.. Kadinlar dehset icinde, erkegin iki elini bacaklarinin arasinda kelepceleyip iki buklum kaldigini gormusler. Sarisin hizla oraya kosmus ve ozur dilemeye baslamis.."Lutfen izin verin size yardim edeyim.. Ben bir fizik tedavi uzmaniyim ve eger izin verirseniz cektiginiz aciyi azaltabilecegimi biliyorum." "Yooo.. Yooo.. Gerek yok" diye inler gibi konusmus adam, elleri hala bacaklarinin arasinda kelepceli.. "Onemli degil.. Birkac dakika icinde duzelirim merak etmeyin.." Sarisin israr etmis.. Oyle israr etmis ki adam "Peki" demis sonunda..Kadin cok yumusak hareketlerle adamin ellerini birbirinden ayirip iki yana sarkitmis once. Sonra adami cimlere uzatmis. Pantolonun kemerini gevsetmis.. Elini iceri sokmus ve masaj yapmaya baslamis.. Biraz sonra sormus.."Simdi nasil hissediyorsunuz kendinizi.." "Harika" demis adam.. "Harika hissediyorum.. Ama bas parmagim hala fena halde zonkluyor!.."

BENZETME

Bir adam bulaşık yıkayan karısının yanına gelir ve elini karısının kalçasına koyup; -Karıcım seninde kalçaların çamaşır makinası gibi oldu, der. Karısı durumu pek belli etmez fakat aslında bu lafa çok bozulur Gece karı koca yatakta iken, adam yavaşça karısına sokulur ve; Karıcım hadi (fiki fiki) yapalım, der.Kadının cevabı acı olur; Kocacım şimdi tek parça çamaşır için koca çamaşır makinesini çalıştırmayalım, sen elde çitileyiver

HAFIZA

Padisah birgun bir ferman yayinlayarak o haftaki cuma namazinda orada yasayan herkesin bulunmasini zorunlu kilmis. Dort bir yana haber salinmis ve cuma vakti gelmis. Bizim Temel disinda butun ahali cumaya katilmis. Ertesi gun padisah sadrazami yanina cagirip sormus: Dunku cumaya ahaliden katilmayan var mi ?Evet efendim, bir kisi katilmadi. Temel. Tiz getirin o deyyusu karsima Temel'i bulup yakapaca padisahin huzuruna cikarmislar.Padisah, Temel ve Sadrazam kaldiginda Padisah sormus,- Soyle bakalim neden gelmedin dunku cuma namazina ?Cok onemli bir isim vardi padisahim - Himmm demek onemli bir isin vardi. Oyleyse sana olmaden once uc dilek dileme hakki taniyorum. Soyle bakalim ilk dilegini.- Yok padisahim ben en iyisi dilek dilemeyeyim siz beni oldurun. Dile lan deyyus cabuk adami cileden cikartma.- Peki. Eeee sey padisahim. Ben sadrazamin karisina hastayim, madem oyle olmeden once bir yatsam onunla. Tabi bunu duyan sadrazam olaya siddetle karsi cikmasina ragmen, padisahin "Bosver takma kafana nasil olsa olecek" gibi sozlerinden sonra istemeye istemeye razi olmus. Ardindan sira ikinci dilege geldiginde Temel de yine ayni naz ve padisahin azarlamasi. Sonunda Temel ikinci dilegini soylemis Eeee sey padisahim ben sizin kariniza da hastayim, olmeden once onla da...Ne diyorsun lan sen (falan padisah kopurmus)> Tabii bu kez de sadrazam telkinde bulunmus ve Temel Padisahin karisiyla > da... Veee sira gelmis ucuncu dilege; Soyle bakalim su ucuncu dilegini de bitirelim artik su isi.- Yok padisahim soylemeyeyim, ilk ikisini soyledim ama bunu nasil soylerim bilmiyorum. Ilk ikisinden daha kotu ne olabilir ki diye dusunen padisah kizarak- Olmaz soyle bak iskence yaptiririm, soyletirim- Peki efendim, demis Temel ve devam etmis, Ben sadrazamla size de hastayim. Ardindan kisa bir sessizlik ve Sadrazam :- Padisahim ben sanki Temel'i namazda gorur gibi oldum. Hatirliyor gibiyim. Padisah :- Nasil hatirlamazsin lan essoglu essek yanimda oturuyordu.!

ÇOK SATAN ROMAN

Temel bir roman yazmaya karar verir fakat ne yazacagini bilmemektedir. Entellektuel arkadaslarina danisir. Birisi derki "icinde mutlaka aristokrasi olmali", diger biri "mutlaka gizem ogeleri tasimali", bir digeri de "birazda cinsellik olmali, bu romana renk katar". "Peki" der Temel ve evine kapanir, hic disari cikmadan 2 ay boyunca yazar ve sonuda alir eline kitabi entel arkadaslarinin yanina gelir. "Bitirdim" der, "adini bile koydum 'Kontesi kim s.kti?'" arkadaslari once sasirir ama kitabin isminde bile tavsiye ettikleri gibi aristokrasi, gizem ve cinsellik vardir, biri ordan "iyi, guzel ama din temasi yeterince islenmemis" der. Temel arkadasina hak verir ve bir 2 ay daha kapanir eve, sonra cikar romaninin yeni haliyle arkadaslarinin yanina gelir, "tavsiyeniz uzere romani degistirdim, yeni adi da "Allah Allah Kontesi kim s.kti?"
 
 

TERCİH

Uçakta hostes, papaza sormuş :Viski, cin, şarap...Ne emredersiniz?-Kaç metrede uçuyoruz kızım?-On bin metredeyiz peder! -O halde sen bana su getir kızım, patrona çok yakınız, ayıp olur!

ARTI  İŞARETİ

Musevi ailesinin en büyük derdi 10 yaşlarındaki çocuklarının matematikten sürekli "0" getirmesiymiş.Sıkıştırmışlar olmamış, ders aldırmışlar olmamış.Son çare, bir Katolik okuluna kaydettirmişler. Çocuk bir süre sonra matematik notunu düzeltmiş, sürekli 10 getirmeye başlamış.Peki ne oldu da bu çocuk böyle 180 derece dönüş yaptı? Çocuk ısrarlı sorulara önce yanıt vermek istememiş.Sonunda bir gün gerçeği itiraf etmiş :-Okula girdiğim gün adamın birini "artı" işareti üzerine çivilediklerini gördüm.O zaman bu işin ciddiyetini anladım...

MELEK Mİ?

Adam ölür ve öbür dünyada sorgusu başlar :-Hiç içki içtin mi?-Aman efendim...-Kumar oynadın mı?-Aman efendim...-Kadınlarla aran nasıldı? -Aman efendim, ben kim çapkınlık kim. Cebrail dönüp bağırır:-Oradan bir çift kanat getirin! Adam çok sevinir :-Melek oluyorum, değil mi efendim? der. Cebrail cevaplar:-Hayır kaz oluyorsun!

CİVCİV

Adamın biri havaalanına giderken yolda civciv bulmus ve alip pantolonundan iceri atmis.Ucaga binmis yaninda bir rahibe oturuyormus.Adamın fermuarı acilmis,civciv de kafasini uzatmis ordan.Rahibe cok şaşırmış,bakiyo bakiyo anlayamiyo.Sonunda dayanamamis ve demis ki: "Pardon beyefendi ben daha önce hic sey gormemistim de yumurtalarinizdan biri catlamis galiba.."

PAPAZ

Papaz iki metre ilerisinde duran zangoça sormuş:Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı?.. Zangoç'ta derin sessizlik... Iyice köpürmüş Papaz: Sana soruyorum be adam! Duymuyor musun?..- Hayır, buradan hiçbir şey duyulmuyor efendim...- Olacak sey mi! Iki adım öteden beni duymuyorsun... Zangoc bıyık altından gülmüş;- İsterseniz yer değiştirelim, anlarsınız... Yer değiştirmişler. Bu defa Zangoç seslenmiş:- Kilise için toplanan yardımları kim iç ediyor?.. Papaz kendi kendine söylenmiş:- Hakikaten yahu! Buradan hiçbir şey duyulmuyor.

SIRA

Temel, is nedeniyle sehir disina cikmis ve islerini kisa surede halledince eve donmeye karar vermis. Eve girince bir de ne gorsun, karisi baska bir adamla birlikte. Cok sinirlenmis, cekmis tabancasini adami vurmus. Daha sonra silahi sakagina dayamis. O sirada karisi yalvarmaya baslamis: Temel,erkegim nolur yapma " Temel karisina donmus: "Sus kaltak, sira sana da gelecek"

ÇAĞRIŞIM

Temel dursun ve idris bir gece icmeye baslamislar, kafalari bulduktan sonra baslamis bunlar acilmaya. Idris baslamis once demiski "ya karim beni aldatiyor, hemde bir tersizİyle ! dun gece yatagimin altindan bir makas cikti demis" bunden sonra dursun baslamis anlatmaya "benim karimda beni bir marangozla aldatiyor bende yatagimin altindan bir cekic buldum demis" baslamislar hungur hungur aglamaya temelde " sizinkide dertmi ya. benim karim beni bir atla aldatiyor" demis ve eklemis "bende yatagimin altindan dun gece bir jokey buldum"

BİRAZ ONDAN BİRAZ BUNDAN

Vitrinde bir saat varmış, saat tamir ettirmek isteyen biri gelmis.- Burasi sünnetçi, saat tamiri yapmiyoruz, demisler. Peki vitrine neden saat koydunuz? Ne koysaydik birader?

POMPA

Adam bogulmus. itfayenin pompasi agzina dayamislar devamli çekiyorlar.Yosunlar denizanalari falan geliyor. Oradan geçmekte olan ve pompadan anlayan bir adamcagiz uyarmis- Poposunu denizden çikarmazsaniz pompa yanacak

ANNELER HERŞEYİ BİLİR

Hasan annesini aksam yemeğine davet etmiş. Yemek sırasında anne hep Hasan'ın ev arkadasının ne kadar cekici oldugunu dusunmeden edememis. Yemek boyunca ogluyla kız arasında neler oldugu konusunda meraktan çıldırıyormuş. Bunu farkeden Hasan 'Anneciğim Ayse ile aramızda inan hicbir sey yok. Biz sadece ev arkadasıyız' demis.Bir hafta kadar sonra Ayse Hasan'a sormus: Annenin yemege geldigi geceden beri çorba kepçesini bir türlü bulamıyorum. Nerde oldugu konusunda bir fikrin var mı? Sence annen almış olabilir mi?' Hasan cevap vermis 'Aldığını sanmıyorum ama bir e-mail gönderip ona sorayım' ve annesine şöyle yazmıs: 'Annecigim, sana aldın demiyorum, almadın da demiyorum ama gercek şu ki bize yemege geldiginden beri çorba kepçesi kayıp' Bir kac saat sonra annesinden soyle bir e-mail gelmis:' Sevgili oğlum, sana Ayse ile yatıyorsun ya da yatmıyorsun demiyorum. Ama gercek su ki eger o kendi yatagında uyuyor olsaydı simdiye kadar corba kepcesini coktan bulmus olmalıydı..'

BABASI KİM

Kadin bir doktor ile cikmaya baslar. Bir sure sonrada hamile kalir, ne yapacaklarini bilemezler. Dokuz ay sonra, kadin tam da dogum yapacakken hastaneye prostatindan sikayet eden bir papaz gelir. Doktor, "Ne yapacagimizi biliyorum. Papazi ameliyat ettikten sonra bebegi ona verecegim ve bunun bir mucize oldugunu soyleyecegim ona" der. "Buna inanacak mi papaz?" diye sorar kadin. "Eh" der doktor "Denemeye deger herhalde." Doktor dogumu yaptirir ve papazin ameliyatina girer. Tam ameliyat biterken "Aman Allahim" diye haykirir doktor "Buna inanmayacaksiniz" Ne" der papaz "Ne oldu?" "Bir cocugunuz oldu" "Ama bu imkansiz" "Dogumu simdi ben yaptirdim" diye israr eder doktor, "Bu bir mucize, bakin iste bebeginiz". Aradan 15 sene gecer. Papaz artik ogluna gercekleri soylemenin zamani geldigi ne inanir. Bir gun oglunu cagirir yanina oturtturur. "Oglum" der "Sana bir sey soyleyecegim. ben senin baban degilim" Oglu sasirir "Ne demek ben senin baban degilim" der. Papaz cevaplar "Ben senin annenim, senin baban kardinal hazretleri"

YETENEK

Yıllarca jinekologluk yaptıktan sonra, artık bu işten sıkıldım başka bir işle uğraşmak istiyorum diyen bir doktor düşünmüş taşınmış ve oto tamirciliği yapmaya karar vermiş. Oto tamircisi olmak için ise sertifika gerekiyormuş ve jinekolog doktor bir kursa başvurmuş. Kurs bitiminde tüm kursiyerler yeterlilik sınavına girmişler. Sonuçların açıklanacağı gün herkes kurs merkezinde toplanmış. Herkes aldığı puanı öğrenmiş ve herkesin dikkati eski jinekoloğun üzerine toplanmış. Çünkü sınavdan 100 üzerinden 110 puan almış. Duruma tepki gösteren ve sınav sonuçlarında şike olduğunu söyleyen bir grup, kurs müdürünün yanına gitmiş. Müdüre, 100 puan üzerinden yapılan bir sınavda bir kişinin nasıl 110 alabileceğini sormuşlar. Kurs müdürü: - Hepinize 10 adet uygulamalı soru sorduk değil mi? demiş. Herkes onaylamış - Mesela bujileri temizleyin dedik, temizleyebilenler 10 puan aldı. Vantilatör kayışını sıkılaştırın dedik, yapabilenlere 10 puan verdik. Benzin otomatiğini değiştirin dedik, değiştirebilenlere 10 puan verdik .................. Daha sonra aldığınız puanları topladık demiş. itiraz eden gruptan bir kişi: - e iyi güzel de bu jinekologda bunların hepsini yaptıysa en fazla 100 puan alması gerekmezmi? nasıl oluyorda 110 puan alıyor diye sormuş. Müdür: - Arkadaşlar. Bu soruların hepsini yapana 100 puan verdik ama jinekolog arkadaşımız sorduğumuz tüm soruların uygulamalarını egzos deliğinden yaptı demiş.

HAHAM FARKI

Bir rahip berbere gider. Saclarini kestirir. Berbere tesekkur eder ve borcunu sorar..."Muhterem Peder" der berber. : "Siz kutsal bir insansiniz. Sizden nasil para alabilirim. Sizi tiras etmek dukkanim icin sereftir." Rahip tekrar tekrar tesekkur eder ve gider. Berber ertesi sabah dukkani acmaya geldiginde kapisinda 12 altin lira bulur. Birkac gun sonra bir Budist rahip gelir dukkana. Saclarini kestirir, borcunu sorar. Berber saygi ile egilir: "Siz ruhani bir lidersiniz.. Sizden nasil para alirim. Sizi tiras etmek dukkanim icin sereftir." Budist rahip tesekkur eder gider. Berber ertesi sabah dukkani acmaya geldiginde, kapisinda 12 yakut bulur. Birkac gun sonra ise bir imam gelir dukkana. O da saclarini kestirir, borcunu sorar. Berber "Hocam rica ederim siz bir din adamisiniz.. Sizden nasil para alirim. Sizi tiras etmek dukkanim icin sereftir." Imam tesekkur eder gider. Berber ertesi sabah dukkani acmaya geldiginde, kapisinda 12 zumrut bulur. Ertesi hafta bir haham girer dukkandan iceri. Sacini kestirir ve elini cuzdanina atar.."Sakin ha" der berber.. "Siz bir inanc adamisiniz.. Sizden nasil para alirim ben.. Dukkanimin konugusunuz.. Gule gule gidin.." Haham gider. Berber ertesi sabah dukkani acmaga gelir. Kapida 12 haham vardir.

FİL ÇAĞRIŞIMI

Odev vermisler her milletten ogrencilere....."Filler uzerine yazin"diye...... Bakin kimler ne yazmis?....

Fransizlar:Fillerde cinsel yasam

Cinliler:Fil pisirmenin bin yolu

Etiyoplalilar:Bir fille bin kisi nasil doyar?

Ingilizler:Safaride fil avlama teknikleri

Almanlar:Filler ve fillerin Alman dil ve kulturune etkileri

Iranlilar:Filler carsafa nasil sokulur?

Amerikalilar:Daha buyuk ve gorkemli fil nasil yetistirilir?

Japonlar:Daha kucuk ve daha ucuz fil nasil yetistirilir?

Yahudiler:Filler en pahali,en karli nasil satilir?

Brezilyalilar:Fillerle karnavalda samba yapma metodlari

Turkler:Ne olacak bu fillerin hali?

BOZUK

Temel uzak doguya gider. 250$ verip bakinca insanlari ciplak gosteren gozluklerden alir. Takar bakar ciplak, cikarir bakar giyinik. Cok hosuna gider. Ikide bir takip, cikarir. Eve gozunde gozluk gider, bakar Fadimeyle sutcu ciplak. Gozlugu cikarir bakar ciplak. Takar bakar ciplak. Muthis cani sikilir ve Fadimeye derki:-Ula Fadime 250$ verdim hemen bozuldu..!!!!

BABASI KİM

Bilgisayar fuarini gezen Temel $ 100.000 lik, $ 250.000 lik PC leri incelerken bir stand'da $ 1.000.000.000 lik bir PC gorunce hayretler icerisinde kalip stand'daki gorevliye neden bu kadar pahali oldugunu sormus. Cevap olarak bu PC'nin cok marifetli oldugunu, ozellikle sorulan her sorunun cevabini dogru olarak verdigini soylemis gorevli ve Temel'i denemeye davet etmis. Klavye'nin basina oturan Temel "babam su anda nerede" diye sormus PCye. Iki cirt, bir pirt ettikten sonra "babaniz su anda Bodrum'da balik tutuyor" diye yanitlamis PC. Temel, "olmadi iste, bilemedi" demis gorevliye, "babam oleli iki yil oldu". Gorevli telasla, "aman efendim nasil olur, izin verin bir de ben deneyeyim" demis ve klavye'ye gecerek " bu hatayi nasil yaptin, beyefendinin babasi vefat edeli iki yil olmus" diye yazmis. PC yine iki cirt, bir pirt ettikten sonra yanitini vermis."Beyefendinin annesinin esi oleli iki yil oldugu dogru, babasi su anda Bodrum'da balik tutuyor"!

CESARET İSTER

Temel, istanbul'a inmis.. Bir bakmıs asker arkadası ibo... İbo tutmus temel'i, "kesinlikle otel olmaz. tek odalı bir evim var, bizde kalacaksın" deyip evine zorla götürmüs. Ev gerçekten tek odalı ve ibo'nun iki karısı var. İbo bir acı biberli çiğköfte yoğurmus elleri ile... Yanında rakı, kafalar çekilmis.. yere yataklar serilmis.. Genis yatakta ibo iki karısının arasında, iki karıs ötede dar yatakta temel yatmıslar... Isıklar sönüp sesler kesildikten az sonra, karılardan biri ibo'yu dürtmüs.. "Hadi çok canım çekti, yapalım" diye. Bre aman.. kırk yılda bir arkadasım misafirliğe gelmis ve az ötede yatıyor, olmaz demis temel. "O çoktan sızdı" demis karısı, ibo'ya... İbo "Isığı yakarsak uyanır.. sessizce kalk, su içer gibi yapıp, su buzdolabının kapısını arala.. O ısıktan bak bakalım, gerçekten uyuyor mu? Kadın kalkmıs dolabın kapısını aralamıs, gelmis "Hem de nasıl uyuyor" demis.. "Gel hadi!". fingirdemisler...... Yarım saat geçmis, öte yandaki karısı dürtmüs ibo'yu bu kez. "Yaptıklarınız beni azdırdı beni, ille ben de isterim" diye... İki karı almanın en önemli sartı, adil davranmak değil mi? "Kalk sen de git, buzdolabın kapısını aralayıp, bak bakalım, temel uyuyor mu?" demis, ona da ibo. Kadın sessizce kalkmıs gitmis, dolabın kapısını açmıs, hafif ısıkta temel'e bakmıs ve geri gelmis.. "Senin ki kırkıncı uykuda, top atsan uyanmaz" demis. Haydi onunla da fingirdemis ibo... Sabah olmus, temel ve ibo evden çıkmıslar. Otobüse yürüyorlar.. "Nasıl iyi uyudun mu, rahat ettin mi dün gece" demis ibo, asker arkadasına. "Çok rahat ettim" demis temel. "Ama o acılı çiğköfte ciğerimi yaktı. Bir susadım,bir susadım ki, dilim damağım kurudu sabaha dek..." "Yaptığın ise bak" demis ibo.. "Buzdolabı hemen senin yatağının yanıbasındaydı, uzanıp bir bardak buz gibi su içemedin mi?.."Temel: "Ulan hergele! Gece buzdolabının kapağını açan herkesi becerdiğini görünce, bende o dolaba dokunacak hal mi kaldı?"

ARASAKMI

2 adam Akmerkez de karılarını kaybetmiş hararetle arıyorlarmış. Ortada koşuşturup dururken birbirlerine çarpmışlar. Ne oluyor birader demeye kalmamış, birisi: Kardeş kusura bakma karımı kaybettim de onu arıyorum demiş. Diğeri sende kusura bakma ama bende karımı arıyorum demiş. Adamlardan birinin aklına bir fikir gelmiş ve demiş ki: Arkadaşım madem ikimizde karılarımızı arıyoruz, karılarımızın tipini birbirimize tarif edelim ve ayrı ayrı yerlerde aramaya başlayalım. Eğer rastlarsak saat 4 'te Mac Donalds 'ın önüne gitmesini söyleriz demiş. Diğeri tamam demiş ve başlamış karısını tarif etmeye: * Benim karım sarışın, mavi gözlü, 25 yaşında, 1,75 boyunda,60 kg, topuklu beyaz ayakkabı ve kırmızı mini etekli tek parça elbise giyiyor demiş. Ve diğer adama "senin karın nasıl biri ?" diye sormuş. Diğer adam :* S...ir et benimkini, seninkini arıyalım...

İHTİYAR KIZILDERİLİ

Film ekibi, sahra colunun kizgin gunesi altinda cekim yapmaktadir. Zor sartlar altinda calisirlarken, ihtiyar bir kizilderili sete dogru yaklasir ve yonetmenin yanina giderek soyle der, "...Yagmur, yarin !" ve gider... Sasiran yonetmen, ertesi gun yagan yagmuru hayretle izler. Bu sirada ihtiyar kizilderili yine gelir, "..Firtina, yarin!" der ve aniden uzaklasir. Gercekten de muthis bir firtina cikar ve colu birbirine katar. Yonetmen emreder, "Cabuk bana o kizilderiliyi getirin! istedigi parayi verin. O olmazsa biz bu filmi bitiremeyiz!". Adamlar, kizilderiliyi bulur ancak yasli apaci bir turlu razi olmaz. En sonunda teklif edilen bir milyon dolari reddedemez ve adamlarla birlikte kampa gelir. 1 ay boyunca, ihtiyar kizilderilinin soyledigi her sey tutar, yagmur> der yagmur, col firtinasi der, col firtinasi, kavurucu sicak der, kavurucu sicak...Yonetmen gayet memnun mesut durumda filmi cekmeye devam eder. Derken bir gun yasli kizilderili susar ve hicbir sey soylemez. Yonetmen, 'nasil olsa gecer' diye dusunurek bekler. 1 gun, 2 gun, 1 hafta, 1 ay derken yonetmenin sabri tasar ve kizilderiliyi bir kenara cekerek ofkeyle sorar, "Bana bak! sana bu is icin dunyanin parasini odedim! bir an once marifetlerini gostermeye baslamazsan seni buradan atacagim!". Kizilderili omuzlarini silker, "..Radyo, kirildi!"...

DOĞRU TANI

Bir sirkette genel mudur olarak calisan bir adam, eksiksiz bir saglik kontrolunden gecmek uzere doktora gider. Doktor, hastaneye yeni bir bilgisayar sistemi aldiklarini ve bu sistem sayesinde kucuk bir idrar tahlili ile "full check up" yapabildigini soyler. "Harika" der bizim genel mudur de, "baslayalim oyleyse". Doktor, adama bir cam kavanoz vererek idrar icin tuvalete gonderir. Bizim adam bir sure sonra, kavanozu dolu olarak geri getirir. Doktor, kavanozdaki numuneyi bilgisayara bagli kucuk bir konteynere doker. Bilgisayar ilginc sesler cikartarak calisir ve bir sure sonra yazicisindan uzunca bir dokum alinir. Doktor yazicidan gelen cikislari uzun sure incelemeye koyulur. Adam dayanamayip sorar: "N'oldu doktor, bir terslik mi var?" "Bilgisayarin verdigi sonuclara gore," der doktor, bir terslik yok, ama tenisten mutevellit sag bileginizde bir kavis olusmus." "Yapmayin doktor" der bizim adam, "ben mesgul bir adamim, ne tenis ne de golf oynarim. Butun bunlari yapacak vaktim yok, nasil olur da sag bilegimde tenis oynamaktan bir kavis olusur?" Bunun uzerine doktor, bilgisayarin simdiye kadar hic yanilmadigini, asla hata yapmayacagini soyler ve "Ancak" der, "icinizin rahat etmesini istiyorsaniz, bu steril kavanozu yaniniza alip eve goturun. Sabah kalkar kalkmaz da lutfen test icin gerekli idrari yapin. Sonra, dogruca buraya gelin, sizden ekstra bir ucret almadan testi yineleyelim". Bizim adam, "tamam" der ve arabasina atlayip evin yolunu tutar. Bilgisayarin koydugu teshis canini sIktIgI icin, bilgisayarlara hiddetlenir. Butun dunyayi bu aptal makinelerin ele gecirecegini dusunur ve hiddeti daha da artar. Eve vardiginda, bilgisayarin "aklini basina getirmeye" karar vermistir. Arabadan iner inmez, kavanoza biraz idrar yapar ve sonra da arabasinin kaputunu acip karterden bir kac damla motor yagi alip kavanozun icine damlatir. Eve girince de olup biteni karisiyla kizina anlatir. Onlardan da kavanoza bir miktar idrar yapmalarini ister. Onlar da bizimkinin istegini yerine getirirler. Ertesi sabah, bizim genel mudur uyanir uyanmaz eline bir playboy alip bilgisayar icin tasarladigi son hinligi yapmak uzere, kavanozuyla birlikte tuvalete girer. 15 dakka sonra tuvaletten ciktiginda yuzunde mutlu bir gulumseme vardir. Dogruca hastanenin yolunu tutar. Doktor, kendisini selamlayip nasil oldugunu sorar. Yuzunde hin bir gulumseme ile, "Iyiyim doktor, iyiyim" der bizim adam. Doktor, bir yandan kavanozdaki numuneyi bilgisayarin konteynerine dokerken bir yandan da, "formunuzda gozukuyorsunuz bu sabah" der. Az sonra bilgisayar yeniden tuhaf sesler cikarmaya baslar. Birkac dakika sonra da uzunca bir kagit cikisi gelir yazicidan. Doktor, bilgisayardan gelen belgeyi titizlikle incelerken, bizim adam "Bakalim senin bilgisayar bugun ne diyor doktor?" der, sinsi sinsi gulumseyerek. "Himm..." der doktor, " Bilgisayarimiza gore, arabanizin yag degisim zamani gelmis, kiziniz hamile, kariniz da bel sogukluguna tutulmus. Ayrica, tuvaletlere girerken yaniniza boyle ha bire playboy almaya devam ederseniz, bileginizdeki kavis daha da kotuye gidecek".

DİKKAT

Egitmen doktor senenin ilk gunu tip fakultesi ogrencilerini etrafina toplamis bir kadavranin basinda derse baslamis. Bakin arkadaslar, tum doktorluk hayatinizda dikkat etmeniz gereken iki nokta vardir. 1. Kesinlikle ve kesinlikle igrenmeyeceksiniz... der ve parmagini kadavranin kicina soktuktan sonra parmagi agzina sokar ve ogrencilere donup hadi bakalim aynisini yapin sirayla der. Ogrenciler sirayla ayni hareketi tekrarlarlar bitince.... doktor konusmasina devam eder. 2. onemli nokta ise DIKKAT"dir.. Ben biraz once kadavranin kicina isaret parmagimi, agzima orta parmagimi sokmustum...

VAKİT DEĞERLİ AMA

Gecen hafta bir aksam arkadaslarla yemege gittik. Lokantada siparisimizi alan garsonun, gomlek cebinde bir kasik tasidigini farkettim. Once biraz garip geldi, ama fazla dikkat etmedim. Daha sonra,masaya su ve catal kasik getiren kominin de cebinde bir kasik tasidigini gordum. Salona baktigimda tum garsonlarin cebinde birer kasik tasidigini anladim. Siparislerimizi kontrol etmeye gelen garsona: "Neden kasik?" diye sordum. "Soyle anlatayim," diyerek soze basladi, "lokantanin sahipleri Andersen Danismanlik"tan, yaptigimiz islerle ilgili danismanlik aldilar. Aylar suren istatistiksel analizlerden sonra musterilerin kasiklarini, catal bicaklara oranla %74 daha sik dusurdugune karar verildi. Bu durumda, masa basina saatte dusen kasik adedinin uc oldugunu gorduler. Garsonlarimizin bu duruma karsi hazirlikli olmalariyla, mutfaga gidip gelmelerden yapacagimiz tasarruf, vardiya basina saatte bir bucuk adam ediyor." Konusmamiz bittiginde arka masadan metalik bir ses duydum. O anda garson, yere dusen kasik yerine cebindekini koyarken "bir dahaki mutfaga gidisimde yeni bir kasik alacagim, boylece fazladan mutfaga gidip gelmeme gerek kalmiyor," dedi. Etkilenmistim; garson masadaki diger siparislerle ilgilenirken ben de cevremi incelemeye koyuldum. Bu sefer dikkatimi baska bir sey cekti. Garsonlarin tumumunun fermuarlarindan disari incecik ipler sarkiyordu. Merakima yenik dusup garson uzaklasmadan sordum: "Ozur dilerim, suradan sallanan ip ne isinize yariyor, soyler misiniz?" "Tabii ki!" diye yanitladi, sesini alcaltarak. "Herkes sizin gibi iyi bir gozlemci degil. Bu bahsettigim danismanlik firmasi tuvaletlerde de zaman kazanabilecegimizi kesfetti." "Nasil yani?" "Bakin," diye devam etti, "ipin ucunu ...seyimize...bagladigimiz zaman pisuar onunde elimizi degdirmeden disari cekebiliyoruz, boylece elimizi yikamaya gerek kalmadigi icin tuvalette harcadigimiz sureyi %76 oraninda azaltmis oluyoruz." "Tamam, mantikli... ama bu ip disari cikmasina yardimci oluyor da, geriye nasil sokuyorsunuz?" "Sey," diye fisildadi, sesini iyice alcaltarak, "Baskalarini bilmiyorum ama ben kasigi kullaniyorum."

REFERANSLI

Arkadaslari isadamini evlendirmek istiyorlar. Sonunda uygun bir hanim bulunuyor ve isadamina haber veriliyor. "Ben isadamiyim", diyor adam, "Numune görmeden böyle bir ise karar veremem." Genc kadina durumu iletiyorlar: "Ben de is kadiniyim", diyor hos hanim, "Numune veremem ama istedigi kadar referans gösterebilirim

YÖN

Kucuk bir balikci koyunde kocasi tembel oldugu icin esi baliga cikmak zorunda imis. Sabah erkenden balikcilar tekneleri ile denize acildiklarinda Erkekler hep ayni yone gitmelerine ragmen esinin yerine baliga cikan hanim kendine gore bir yone gidermis. Aksam baliktan donuldugunde erkeklerin cok az balik yakalamis olmalarina ragmen hanimin kayigi silme balik dolu olurmus. Bu duruma dayanamayan erkek balikcilar bayana isin sirrini sormuslar. O da : "Biliyorsunuz kocam uykucudur dolayisi ile onun yerine ben baliga cikiyorum. Ancak balikcilikta pek tecrubem olmadigi icin sabah esimin pijamasini acip bakiyorum. Esiminki ne tarafa dogru yatmis ise o yöne gidiyorum demiş." Erkek balikcilar : "Peki baci saga, sola, yukari ve asagi olur ise anladik ama ya dimdik durursa ne tarafa gidiyorsun ?" diye sorduklarinda Bayan : "Canim, o gun hic baliga cikilir mi?" demis.

KISA KISA

·        ·        Hava soğuyunca cimriler ne yaparlar?Bir mumun etrafında toplanırlar.

·        ·        Daha da soğursa ne yaparlar?Mumu yakarlar.

·        ·        anne : dikkatli ol oğlum, ev kazalarinin çoğu mutfakta olur. çocuk : biliyorum anne, üstelik ben onlari yemek zorundayım.

·        ·        Ben tanınmiş bir antika kolleksiyoncusuyum. Biliyorum karınızı gördüm.

·        ·        Ama anne ben Avusturalyaya gitmek istemiyorum!Kes sesini yüzmeye devam et!

·        ·        Meyva paketleme servisindeki işini niye kaybettin?Eğri muzları çöpe attığım için.

·        ·        Berber : buraya geldiğinizde kırmızı bir eşarbınız var mıydı?Adam : Yooo Berber : demekki gırtlağınızı kestim.

·        ·        Bil bakalim elimde ne var?Körüklü otobüs.Saymam, gördün.

·        ·        Yamyamlar uçağa ne der?Konserve

·        ·        Anne ya herkes gibi çöp kutusu alsak Sus yemeğe devam et yorum elimi tutar misin?

·        ·        Yanlizca aptallar emin olur, akillilar daima şüphecidir.Emin misin?Kesinlikle.

·        ·        Gardiyan kürek mahkumlarina ;Önce iyi haber; 15 dk. istirahat edin kürek çekmeyin.-Şimdi kötü haber, 15 dk. sonra kaptan su kayağı yapmak istiyor.

·        ·        Bir aptali nasil beklemeye alirsin?Bilmem nasil ?Haftaya söylerim

·        ·        Bu kibrit yanmiyor.Niye? nesi var ki?Bilmem. halbuki daha demin yaniyordu

 

BABASI KİM

Adam bakmış, küçük oğlu Hz. İsa'nın resmi önünde dua ediyor.-Tanrım anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver. Güle güle anneanne..Bir anlam verememiş bu duaya...Ancak ertesi gün acı haber gelmiş. Anneenne sizlere ömür... Ertesi hafta adam bakmış çocuk yine duada :-Tanrım anneme babama uzun ömür ver. Güle güle büyük baba... Ertesi gün büyük baba mort... Bir hafta sonra adam bakmış küçük çocuk yine duada :-Tanrım anneme uzun ömür ver. Güle güle baba... Adam ertesi sabah bir hastaneye gitmiş yatmış. Tetkikler, tahliller, kalp elektrosu, röntgen çekimleri...Sapasağlam. Bakmış karısı iki gözü iki çeşme ağlıyor. -Ne oldu hanım. Bizim postacı, demiş hanım. Ne iyi adamdı. Bugün haber aldım. Ölmüş !!!

CAHİL KALMIŞ

Dogu illerindeki bir aganin en buyuk zevki, kar uzerine çişiyle imzasini atmakmis. Bu nedenle kar yagmaya basladigi andan itibaren koyde hayvanlar dahil hic kimse sokaga cikamazmis. Kar biraz kalinlasinca, aga sirtina kurkunu giyer ve koy meydanina gelirmis. yaninda da aganin en yakin yardimcisi Haso. Aga sirtini koye dogru doner sonra sorarmis: "Ula Hasso, ahali bakiy mi?" Hasso cevap verirmis: "Evet agam, hepisi de bir olmus, pencerelerden bakir." Aga cisiyle karin uzerine imzasini atarmis "Abdullah Cizrelioglu", sonra da bir nokta koyarmis ve sorarmis: Hala bakirler mi?" "He agam, hem bakirler hem de cilgin gibim alkislirler." Her sene ayni toren surermis. Aradan 7 yil gecmis. Aga yine kar tuttuktan sonra cikmis koy meydanina. Sormus Hasso'ya: "Ahali bakir mi?" "He agam bakirler, kopekler, kediler bile camdadir." Aga adini yazmaya baslamis "Abdullah" diye. "Cizreli" demis ki, kalakalmis, cunku yas geregi prostat. Halka rezil olmak var. Alcak sesle Hasso'ya sormus: "Bakirler mi? "He agam bakirler de, sen ne diye durdin ogle?" Aga caresiz "Ula gel yanima, arkani don ahaliye, tamamla sunu" diye emretmis. Hasso bir an durmus, sonra cisini yapmaya hazirlanmis ve aganin kulagina egilmis "Agam" demis, "Kirk yildir kafama vurdin salak dedin, sirtima vurdin aptal dedin. He bu kulun okumayi yazmayi sokemedi ki, tut da yazinin devamini sen yaz."

TAHMİN

Balonla seyahat eden bir gezgin kaybolduğunu anlayınca balonunu alçaltır ve aşağıda tarlaların arasında yalnız gezinen bir adama doğru yaklaşır: "Affedersiniz bana nerede olduğumu söyleyebilir misiniz ?" diye bağırır. Aşağıdaki adam: "Siz şu anda sıcak hava ile hareket eden bir balonunun içinde yerden 10 metre yukardasınız" diye cevap verir. "Siz de sanırım Bilgi İşlemcisiniz" "Evet ama nasıl bildiniz ?" "Zor olmadı. Bana söylediğiniz her şey teknik olarak çok doğru ama sonuçta hiçbir işime yaramıyor" Bu sefer aşağıdaki adam gözlerini kısarak yukarı bakar: "Siz de İşletmecisiniz değil mi ?" diye sorar "Evet ama siz nasıl bildiniz ?" "Kolay oldu " der aşağıdaki adam " Nerede olduğunuzu bilmiyorsunuz, nereye gittiğinizi bilmiyorsunuz ve benim yardım etmemi bekliyorsunuz. Sizinle tanışmamızdan önceki durumunuzla şu anki durumunuz arasında herhangi bir fark yok ama şimdi durumun sorumlusu olarak beni gösteriyorsunuz."

USTA

Hazret-i İsa çölde yururken, iki gözü iki çeşme aglayan yasli bir adamla karsilasmis. insan sevgisi ile dolu Isa, hemen yanina gidip sormus: -Kardesim, nicin agliyorsun? Adam gozyaslari icinde cevap vermis: Oglumu kaybettim. Onun icin aglıyorum. Isa duygulanmis Sana yardim etmek, Tanri buyrugudur. Bulacagiz, cesur ol. Hu hu hu, tesekkur ederim. Simdi gelelim ipuclarina. Oglunun, onu bulmamiza yardimci olabilecek belli ozellikleri var miydi? Evet, vardi. Neydi onlar? Ellerinde ve ayaklarında civi delikleri vardi. Hazret-isa, bu cumleyi duyunca adamin boynuna atilmis sevincle: Baba, baba.! Adam da isa'ya sarilmis hasretle Pinokyo, Pinokyo. .

İNTİKAM

Çok yurt disi seyahat eden adam ucaktan inmis ve taksi tutmaya cabalamis. O hengamede zar zor buldugu taksiye atmis fakat o an farketmis ki metelik parasi yok. taksiciye durumu izah etmeye calismis. eger kendisini goturur ise esinden para alip taksimetrenin 2 katini odeyecegini soylemis. Fakat taksici siddettle karsi cikmis ve musteriyi o kalabalikta rezil etmis.. olayin uzerinden 5-6 ay gecmis. ve adam yine denk gelmis hava alanina ve yine taksi lazim olmus.. bu sefer gecen seferden gicik kaptigi taksiciyi aramis gozleri.. bir bakmis taksi duraginda 4. taksi. hemen 1.taksiciye gitmis buradan bakirkoy ne kadar tutar? demis. taksici de en fazla 5 milyon demis. adam al sana 50 milyon yolda bir de seni xxxerim demis.. tabi taksici bir hisimla bizimkini kovalamis. 2.taksiciye gitmis ve ayni terane. 2.taksici de kovalamis. 3.taksici ile de ayni durum. ve sirada 4.taksici.. 4.taksici merak etmis ondeki 3 takside kabul etmedigine gore herhalde yakin hat. demis kendi kendine. ve adam sormus buradan bakirkoy ne kadar? 4.taksici en fazla 5 milyon demis. adam da al su 10 milyonu ama gecerken digerlerine bakip gulumsiyeceksin demis..

BECERMİŞ

Adamin teki Temel Havai'de bir otelde bir amerikaliyla tanisir Temel: Benim fabrikam vardi,yangin cikti bende sigortadan aldigim parayla buraya geldim Amerikali: Ne tesaduf...benim de fabrikami kasirga yok etti, sigortadan aldigim parayla buraya geldim Temel biraz düşündükten sonra sormmuş: ...O kasirgayi nasil becerdin

YÖNTEM

Ilk olkuda 3 cocuk bebeklerin nasil dunyaya geldigini konusuyormus Dursun: -Bizum ailede hep leylekler getirir. Fadime: -Bizde gul bahcesinde bulunur. Temelcik:- piz fakiriz, pizde bebekleri annem kendisi yapayi!

GEZDİRİYOR

Temel ve arkadaşı yanlarında bir penguenle beraber yoldan geçerken tanıdık biri seslenir :Ula ayiptur habu hayvani boyle sokak sokak dolaştırmayun,getirun oni hayvanat bahçesine. Temel Atılır :-Oriya dün geturduk,ha şimdida sinemaya getiriyruk.

KISA KISA

·        ·        Eczacı Temel' e müşteri gelmiş. -Böcek ilacı var mı ?Temel sormuş:-Böceğinizun nesi var ?

·        ·        Uyyy Temel! Kaç defa gülersun bi fikraya daaa?- Bi defa fıkra anlatılınca gülerim, bi de fıkrayı izah ederler ona gülerum, ama asıl fıkrayı anlayınca çok gülerum...

·        ·        Temel araba kulanıyormuş. Yoldaki yazıları okumaya baslamış. "Yavaşla 80 km." Temel hızını 80'e ayarlamış. "Yavaşla 60 km" Temel hızını 60'e ayarlamış. "Yavaşla 40 km" Temel hızını 40'a ayarlamış. "Yavasla 20 km" Temel hızını 20'ye getirmiş. Bu arada da iyice sinirlenmiş. Daha sonra bir tabela daha görmuş. "YAVAŞLA kasabasına hoşgeldiniz".

·        ·        Temel kapıcıymıs, ve asansör bozulmuş! Oda üstüne not yazmış: "Asansör bozuktur, en yakın asansör karşı binada

·        ·        Bir İngiliz, bir Fransız, bir Alman ve Temel bir gün uçağa binmiş. Temel bunları görünce kafasını sallamış ve -Yine mi siz?.. demiş.

·        ·        Bir İngiliz, bir Fransız, bir Kamerunlu ve Temel bir gün uçağa binmiş. Temel Kamerunluya dönmüş ve -Sen yenisin galiba?.. demiş.

·        ·        Arkadaşı Temel'e seslenmiş geç bak bakalım arabanın sinyalleri çalışıyor mu, demiş.Temel aşağı inip bağımaya başlamış: -Yanayi, -Yanmayi, -Yanayi, -Yanmayi...

·        ·        Karadenizlinin biri hemşerisine anlatıyor : Dün belediye otobüsüne bindim; yan koltuktaki adam bilet almamışım gibi bana anlamlı anlamlı baktı. Sen ne yaptın? Bende bilet almışım gibi anlamlı anlamlı ona baktım.

·        ·        Aritmetik öğretmeni Temel öğrencilerinden şikayet ediyormuş Derste peş kere peş kaç ediy, diye sorayrum, kırk cevapı alayrum.Halbuki peş kere peş yirmi peş, pilemedun otuz

·        ·        Temel işe girmek için sözlü sınava giriyor. Çok heyecanlı, bir önceki aday'a soruyorlar: Ne sorayiler? Zor bir soruydu ama cevabi "Ayakkabı" idi. Temel'in sırası geliyor, bilsin diye kolay soruyorlar Dört ayaklıdır, miyav miyav der. Temel cevabı bilmenin rahatlığıyla soruyor Bağcıkli midur?

·        ·        Temel BMW almış ve on saatte Trabzon'a varmış. Dönüşte, geleceğim karşılayın diye İstanbul'a telgraf çekmiş. Temel 40 saat sonra varmış, merakla sebebi sorulunca : -Pu BMW'lerin ileri pes vitesi, ceride ise sadece pi vitesi var.

·        ·        Temel bir gün hakimin karşısına çıkartılır. Hakim Temel'e sorar : -Evladim senin adın ne bakim? Adım "Temel", fakat içinde "Z" yok. Hakim biran düşünür ve Temel'e dönerek der : -Evladım, "Temel"de zaten "Z" yok ki! Temel hemen cevabı yapıştırır : -Eeeee, biz ne deduk hakim bey?

·        ·        Temel kolej sınavına hazırlanan oğluna yardım ederken sormuş : -Su kaç terecede kaynayi? Toksan terece, deyince -Pilemedun, demiş, toksan terecede dik açı kaynayi!

 

BOZUK

Bir Fransız, bir İngiliz ve bir Karadenizli idama mahkum edilmişlerdi.Üçüne de son arzularını sormuşlar : -Giyotinle mi idam edilmek istersiniz, tabancayla mı? Fransız : -Ben giyotinle idam edilmek istiyorum, demiş. Hemen giyotini getirdiler, adamı uzattılar.Sonra da bıçağı olanca hızıyla bırakıverdiler. Ama o da ne! Bıçak tam adamın kafasını uçuracakken, son anda birden duruverdi! Belli ki bir bozukluk olmuştu, çaresiz kalıp adamı affettiler. Sıra İngiliz'e geldi.O da giyotinle idam edilmek istedi.Bıçak yine aynı yerde durmasın mı! Üç kez tekrarlandıktan sonra İngiliz'i de affedip idam etmekten vazgeçtiler. Sıra bizim Temel'e gelince: -Ha pu giyotin pozuktur, peni furun

HOCALAR

Karadeniz'de iddialı bir maç vardı.Rizeli öğretmenlerle, Trabzonlu öğretmenler maçı...Ama Trabzonlu öğretmenler zayıftı.Yenilmemek için ne yapacaklarını düşünürken Temel onlara akıl verdi : -Alın, Hami'yi oynatın. -Yahu hiç olur mu? -Olur, olur...Hami hoca diye yutturursunuz? Neyse, maç oynandı ve Trabzonlu imamlar üzgün bir vaziyette geri döndüler.Temel merakla sordu : -Ne yaptınız yahu? Hami'yi yutturamadınız mı? -Yoo...Yutturduk. Hem çok da iyi oynadı. 2-1 yenildik, tek golümüzüde Hami hoca attı. -Eeee, nasıl yenildiniz? -Hiç sorma Temel...Rize'de bir Van Basten hocayla , bir de Gullit hoca vardı ki, bütün takıma yetti.

İŞ İŞTİR

Temel arkadaşlarıyla çukur açıyormuş, bir grup da çukurları kapatıyormuş.Ne yaptıklarını soranlara Temel şöyle cevap veriyormuş : -Bir grup daha vardı, onlar da fidan dikiyordu, bugün celmedular, piz de pizim işler ceri kalmasun diye çalışayruz.

KOLA SATIŞI

Kolacılar Karadeniz'de kola satışlarını artırmak için müthiş bir formül bulmuşlar.Satışlar acayip artmış.Şişelerin dibine "Öbür taraftan açılır" yazmışlar.

AŞILAMA

Cenevre Tarım Konferansı'nda katılımcıların her biri yaptıkları çalışmaları ve sonuçta gerçekleştirdikleri verim artışını anlatıyormuş. Sıra Temel'e gelince : -Kuru fasülyeye gül aşıladuk, demiş. -Peki, bunu niye yaptınız? -Yellenince gül kokayi.

BİLMSEL ÇALIŞMA

Karadenizli bir bilim adamı pirelerle deney yapıyor. Pireye "sıçra" diyor, pire sıçrıyor, "zıpla" diyor, pire zıplıyor. Pirenin kanatlarını koparıyor ve "zıpla" diyor, pire yine zıplıyor : Rapor 1 Pire kanatlari koparilmis olarak zipladi. Bu defa ayaklarını koparıyor ve "zıpla" diyor, pirede hareket yok.Bir daha "zıpla" diyor yine hareket yok : Rapor 2 Pirelerin ayakları kopunca kulakları duymuyor.

İNSAF

Veteriner köye gelmiş, hayvanlarda bir hastalık olup olmadığına bakıyordu...Sıra Temel'in ahırına geldiğinde hayvanların bazılarının bağlı ve tahta bacaklı olduğunu görünce şaşırıp sorar : -Bunlar neden tahta bacaklıdır? -Onlar mı? der Temel kekeleyerek.Canımız paça istediğinde bütün hayvanı kesmeyruk ya...

KISA KISA

·        ·        Karadenizliler doğuda ruslarla sıcak savaştalar. Her biri belinden el bombasını çekip rus askerlerinin olduğu tarafa atıyor. Ruslar da bombaların pimini çekip geri atıyorlar.

·        ·        Askerde telgraf tellerini tamir ediyorlar, tel yetmeyince dikenli tel kullanıyorlar. Temel de "telgraflar yırtık çıkacak" diye itiraz ediyor.

·        ·        Dört kişilik bir eğitim uçağı karadenizde bir mezarlığa düşmüş...... Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve ölü sayısının artmasından korkuluyormuş.

·        ·        Temel saat 02.30'da arkadaşı Dursun'u arıyor. Telefon kalkıyor. -Buyrun. -Alo orasi 11,11 mi? -Hayır burası:1,1,1,1 -Kusura bakma yanlış numara çevirmişim.

·        ·        Temel ile Dursun ormanda uyuyorlar. Bir ara Temel Dursun'a sesleniyor.-Dursun ormanın güzelliğine bak. Dursun: -Ağaçlardan göremiyorumki

 

İLK GÜN

Dursun Amerikaya gidiyor.5,6 ay sonra arkadasi Temel'i arıyor: -Ula Temel haçan çabuk buraya gel. Temel:-Niye la dursun? Dursun:-Ha burada çabuk zengin olayisun. Temel:-Ne iş yapacağum? Dursun:-Ula sırf yere düşen paraları topla yeter. Temel hemen Amerika'ya gitmiş.Uçaktan inip taksiye doğru giderken bakiyor yerde 100$. Kendi kendine: -Ula ilk günden mi işe başlayacağuz. demiş ve yerdeki parayı almadan yoluna devam etmiş.

POLİS YOK

Temelle Dursun kamyona 6 metre yuksekliğinde eşya yüklemişler. İstanbul'a götürüyorlar.Giderken 100 metre ileride bir köprü gözlerine çarpmış."Köprü yüksekliği 4.50 m" .Temel köprüye 15 metre kala yavaşlamış.Dursun etrafa bakmış.Temel'e: -Gazla etrafta polis falan yok.

SERVİS FARKI

Bir gün dünyanın gizli servisleri arasında yarışma yapılacakmış Yarışmaya katılanlara, bir odaya girecekleri ve odadaki çuvalı kullanarak kendilerini gizleyecekleri soylenmiş. Önce CIA'ninki odaya girip paketlemiş kendini. Peşinden giren jüri uyesi çuvalı tekmelemis çuvaldan: - Hav hav diye bir ses gelmis. Juri üyesi köpek taklidi yaptığını kabul edip odadan cikmis. Arkadan KGB'ninki girmiş, aynı şekilde kendini paketlemiş. Juri üyesi gene tekmelemis çuvalı, bu sefer: - Miyav Miyav, diye ses gelmis Tamam demis adam, kedi taklidi yapıldı. Arkadan bizim Temel girmiş aynı şekilde yapmış. Adam gene tekmelemiş, ses yok. Bi kac defa tekmelemis gene ses yok. Çuvalı duvarlara vurmaya başlamış en sonunda cuvaldan zayıf bir ses gelmiş: - Patatees.

FARK

Temel İstanbul'a ilk kez gelmiş ve Bebek koyunda methedilen sinek barı arayıp durmuş. En sonunda sinek bari bulmuş ve içeri girmiş. İçkisini içerken kendi kendine düşünmüş "ulan bu sinekli barın ne özelliği var herkes methetti hiç bir özelliği yok". İhtiyaçtan tuvalete gittiğinde bir de ne görsün pisuar altındanmış; "Demek buranın özelliği buymuş" demiş. Geri dönüp içkisini içmiş. Ertesi aksam yine gelmiş. içkisini bitirince tuvalete gitmiş ki altın pisuar orada yokmuş. Kızgın bir şekilde geri dönmüş. Barmene çatmış: "Hani buranın altın pisuarı kardeşim bir özelliğiniz vardı o da yok simdi". Barmen kenarda duran iri yari adama seslenmiş:"Sadullah abi gel dun aksam senin saksofona işeyen adamı buldum"

FARK

Temel Izmir'de Efes otelinin havuzundaykeneee...Havuz görevlisi gelir ve Temel'e, -Beyefendi lütfen havuz bölgesini hemen terk edin, diyerek sinirli bir şekilde Temel'i kovar. Temel de bunun üzerine, -Neden?-Çünkü havuza işiyorsunuz -Eee ne oldii. Herces iseyii -iyi de beyfendi herkes sizin gibi tramplenin en tepesinden işemiyo...

DOĞRU HEDEF

Temel kamyonuyla yokuş aşağı inerken frenleri patlamış. Yolun sağına bakmış yüzlerce kişinin bulunduğu bir pazar, soluna bakmış tek başına oynayan bir çocuk. Bari fazla zaiyat verdirmeyelim diye arabayı çocuktan tarafa kırmış. Ertesi günkü gazeteler 50 kişinin öldüğü kazayı yazarken Temele bu işin nasıl olduğunu sormuşlar, o da anlatmaya başlamış:-Her şey o çocuğun pazara doğru koşmasıyla başladı.

MANTIK

Adamin biri elinde "U" seklinde kucuk bir demir ve iki ucu arasinda gozle gorulmesi cok zor bir kil testere ile buluslara patent veren ozel bir sirketin kapisini calmis...Gorevliler pek ciddiye almamakla beraber bulusunun ne olduğunu ve nasil kullanildiğini anlatmasini isterler. Mucidimiz baslar anlatmaya:; " Bu gorduğunuz alet son model bir fare kapanidir. "U" seklindeki bu kapanin uclarindan birine beyaz diğerinede kasar peynir yerlestirilir. Daha sonra kapan farelerin umumi olduğu bir yere konulur. Peynirleri goren fare kapanin altina gelip, "Beyaz peynir mi yesem, kasar peynir mi yesem" diyerek secim yaparken, basini mutemadiyen sağa ve sola cevirmek durumunda kalir. Bu esnada goremediği kil testere basini keser ve fare olur." Bu aciklamalardan sonra zeki mucid kendini bir anda kapi disinda bulur tabiki...Herneyse, cabuk pes etmez ve birkac hafta icinde sirket yetkilileri ile bir bulusma daha ayarlar. Baslar anlatmaya: " Bu sefer fare kapanindan peynirleri kaldirdim, boylece daha economic hale gelmis oldu. Kullanimi ise ayni kolaylikta. Kapan farelerin umumi olduğu bir yere yerlestirilir, ve kapanin altina gelen fare , kendi kendine sorar ve dusunur " beyaz peynir nereye gitti?, kasar peynir nereye gitti?" iste tam bu sirada kafasini sağa sola cevirirken, kil testere tarafindan basi kesilir ve fare olur."

ETKİ

Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmiş. Akvaryumların yanında birini görmüş. Adam elini akvaryumun neresine götürse balık da takip ediyormuş. Temel sormuş: - Ula bu nası oliyi? Adam: - Her zaman daha zeki olan yaratıklar kendinden daha az zeki olanları yönetebilirler demiş. Adam oradan uzaklaşmış. Bir kaç dakika sonra geldiğinde bir de ne görsün? Temel akvaryuma ağzını yapıştırmış. Balık gibi bir açıyor bir kapıyor.

AKIL

Temel ile Dursun Trabzon'un dağlık bölgesinde ava çıkmışlar. Uzun uğraşlardan sonra elleri boş dönmek üzere iken oldukça iri ve heybetli bir geyiğe rastlamışlar. Her ikisi de epeyce uğraştıktan ve kovaladıktan sonra köye 5-6 kilometre kala geyiği vurmuşlar. Aslında küçük hayvan avına çıkmış olan iki arkadaşın yanında geyiği taşıyabilecekleri herhangibir araç veya alet olmadığından düşünce üretmeye başlamışlar. Temel ,Dursun'a "Ula dursun habu hayvanın bir boynuzunu sen tut diğerini ben diyerek çektirmeye başlamışlar. Tahmin edileceği gibi çok zor olan bu şekilde köyün yolunun başına kadar kan ter içerisinde gelirlerken köyden birine rastlamışlar. Onların bu halini gören arkadaşları "Yahu siz delimisiniz bu böyle taşınır mı? Sizin kafanız hiç çalışmıyor kardeşim, ikiniz bir olun şu hayvanı kuyruğundan çekin daha rahat taşırsınız " önerisini yaparak yola devam etmiş. Bu fikri çok uygun bulan iki kafadardan biri olan Temel yaklaşık yarım saat sonra Dursun'a dönerek "ULA DURSUN BU HAYVAN BÖYLE ÇOK KOLAY ÇEKİLİYORMUŞ, AMA ANLAMADUĞUM BİR ŞEY VAR BUNU KUYRUĞUNDAN ÇEKTUĞUMUZDAN BERİ KÖYDEN GİTTİKÇE uzaklaşıyruk.!!

ATEŞ VARMI

Nasa uzay araştırma merkezi, günlerden bir gün Mars'a gidebilecek bir mekik yapar. Bu mekiğe üç ayrı ülkeden üç astronot binecektir. Bunlar bir Fransız, bir Alman ve Türkiye'den de Temel'dir. Bunlara orada uzun süre kalacaklarını ve bu yüzden yanlarına en çok sevdikleri şeyi almalarını söylerler. Alman: "Ben içki içmeden yapamam bana içki verin der." Fransız: "Ben karım olmadan yapamam onuda götüreyim der." Temel: "Ben da sigarasuz edemam," der ve sigara ister. Aradan yıllar geçer artık mekiğin döneceği gün gelmiştir. Onlar için büyük bir tören düzenlenir. Önce Fransız iner mekikten yanında karısı ve iki küçük çocuğu vardır. Sonra Alman, gözleri kan çanağı gibi, sendeleyerek iner mekikten. En son Temel fırlar ve elinde bir sigara, bağırır: "Uyy hemşerum! Ateşi olan var mi??"

ÇEK

Cimri bir kişi ölümü yaklaşınca oğullarını yanına çağırır.Üç oğlunada vasiyette bulunur . Ben ölünce hepinizin mezarıma tek tek birer milyar koymanızı istiyorum der. Adam öldükten sonra sırayla 1. ve 2. oğlu mezara gider ve birer milyar parayı mezara koyarlar daha sonra babası gibi parayı seven 3. oğluda mezara gider ve mezardaki paraları alır yerine babası adına bir 3 milyarlık çek koyar.

SONUÇ ÖNEMLİ

Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demişki:bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir hafta sonra gelince doktor: Öksürüğün nasıl oldu deyince, adamda: Cesaret edipte öksüremiyorumki,demiş.

HESAP BÜYÜK

Barda uzun süre tek başına içki içen adam bir süre sonra barmene "Biliyormusun, ben sol gözümü ısırabilirim" demiş Doğal olarak barmen buna inanmamış. 1,000,000 Lirasına iddiaya girmişler. Adam, takma olan sol gözünü çıkarmış; ısırmış ve barmenin hayret dolu bakışları arasında parayı cebine atmış. Bir kaç kadeh daha içtikten sonra adam gene barmene dönmüş ve "Biliyormusun" demiş; "ben sağ gözümü de ısırırım!" Adamın tavırlarından kör olmadığını; dolayısıyla öbür gözünün de takma olamayacağını düşünen barmen, parasını kurtarabilmek umuduyla hemen 1,000,000 sına iddiaya girmiş. Adam sakin sakin takma dişlerini çıkarıp sağlam olan sağ gözünü de ısırmış. Aradan bir kaç saat geçince, müşteri barmene "İki milyonunu kurtarmak için sana bir fırsat vermek istiyorum" demiş. "İki milyonuna iddiaya girerim ki bu oturduğum yerden taaa öbür köşeye yerleştireceğin bir bira şişesinin içine, bir damla bile etrafa sıçratmadan işeyebilirim." Barmen uzun uzun bu işin altında nasıl bir üç kağıt olabileceğini düşünmüş; bulamamış ve iddiayı kabul etmiş. Salonun en uzak köşesine bir şişe yerleştirmişler ve adam işemeye başlamış. Değil etrafa bir damla damlatmamak; ortalığı tam anlamıyla berbat etmiş. Barmen paralarını kurtarmanın sevinciyle olduğu yerde zıplamaya başlamış. Biraz sakinleşince adama dönüp "Kesinlikle kaybedeceğini bile bile neden böyle bir iddiaya girdin?" diye sormuş. "Kaybettiğimi de nerden çıkardınız?" demiş adam; "Şu karşı masada oturan iki asık suratlı adamı görüyormusunuz? İşte onlarla ""barın orta yerine işerim, barmen de sevinçten zıplar"" diye 15 milyon lirasına iddiaya girdim".

SAPITMA

Adamın biri bara girmiş. Garson, herkeze içki ver kendine de al demiş. İçkiler içilmiş garson hesap için gelince adam: Para yok demiş. Tabi garson bunu bir güzel dövüp dışarı atmış. Diğer akşam tekrar gelmiş ve yine garson herkeze içki kendinede al demiş ve sonuçta parası olmadığı icin yine dayak yemiş ve gitmiş. Bu üç akşam böyle devam etmiş. Dördüncü gün yine gelmiş ve garson herkeze içki fakat bu sefer sen içme, içince sapıtıyor, sonrada kavga çıkarıyorsun.

 

HAP

Bir adam uçağıyla Afrika'nın üzerinde gezerken birden uçağı arızalanır ve ormanlık bir alana düşer. Üstüne üstlük bir afrika kabilesinin ona doğru yaklaştığını görür. Adam içinden "İste şimdi hapı yuttuk" der. O anda düşüncesinde Nur yüzlü dedenin sesini duyar.Hayır evladım henüz hapı yutmadın. Peki ne yapmam gerek ? Şuradaki mızrağı görüyormusun? - Evet. Al onu öndeki renkli giysili adamın tam kalbine batır. Adam mızrağı alır ve adamın tam kalbine batırır. Evladım işte şimdi hapı yuttun.

KARADENİZLİ BABANIN  OĞLUNA MEKTUBU

Uy sevgili usagum! Allah'in selami tabiidur. Mektubu cok yavas yazayrum, cunkim bilirum ki, cabuk okuyamazsun.. Benden yana sual edersen, Allahuma pin sukur iyiyum, yeni pir is puldum.. Emrimde yuze yakin adam var, hepsi de sessuz sedasuz, kendi hallerinde. Ne is puldugumu soraysan soyleyecegum patlama, mezarluk pekcisi oldum.. Bacin Emine bir usak doguracak, daha erkek midur, kiz midur, pelli degil. Hacan o yuzden saga dayi mi oldin, teyze mi oldin soyleyemeyrum.. Temel emicen de tukkan actu, o da otuza aldigini yirmipese verir, surumden kazaniyormus oyle dedi..Bizim koye findukcularin Temel'i muhtar sectuk, akillu usak da. Gecen gun hepimizu zelzeleye karsi asi etturdu. Temel akilludur, hemde durusttur.. Gecenlerde bir taksinin soforu koye varmis, muhtari arayu, meger yolda pir tavuk ezmus sahibini soraymus.. Muhtar Temel tavuga pakmis, hapu bizden degildur, pizum koyde yassu tavuk yoktur, demis.. Senin kucugun Memet cok akullu bir usak cikti. Gecen gun tepeye varmis, elinde bir ip sallayup duriy.. Anan, uy usagim ne edeysun orada demis.. Oda heva turumuna bakayrum demis. Cektum oni aksam karsuma, anlat bakayum su hava turumu isinu dedim. Anlatti, meger ip sallanunca havanin ruzgarli oldugunu, ip islaninca da yagmur yagdigunu anlaymis.. Cok akillu usak vesselam. Sen o yasta boyle akillu degildun! Yaa iste boyle usagum. Memlecetten saga pol pol havadis.. Yeni havadis olursa yine yazayrum.. Baki Hudaya emanet ol.Baban Not: Mektupa para koyacaktum, ama gec akluma geldu, zarfu kapatmisum..

KANDIRDIM

Iri yari bir adam kahveye girmis. - Hasan cimdur? - Penum, demis adamin biri. Adam bu adami bir guzel pataklamis ve yuzunu gozunu kan icinde birakmis. Sonrada cekip gitmis. Adam gittikten sonra dayak yiyen adam baslamis gulmeye. Kahvedekiler sasirmis ve hemen sormuslar. - Ya o kadar dayak yedin, yuzun gozun kan icinde. Ne diye durmus guluyorsun simdi. - Penum adim Hasan tegul Temel, Nasil kandurdum o enayi adami ama....

SEVİNİNCE

Temel banka soymak sucundan yargılanıyormuş. Son celsede yargıç kararı okumuş; Temel'in suçsuz olduğunun anlaşıldığını, tahliyesine kararverildiğini açıklamış .. Temel sevinçle ayağa fırlamış Uy çözünü sevdiğumun hacim beyi, yani şimdu bu paralar benim oldu değil mu?

BİLMEYİNCE

Temel Cemal'e anlatiyormus. Pi herif baga cok sempatiksinuz dedi. O ne demektur? Pen de pilmeyrum ama, her ihtimale karsi furdum oni.

ÖZEL

Cemal ile Temel askerde beraber nobet tutarlarken, komutanlari bir bakmis Cemalin elinde bir mektup, okuyor. N'apiyorsunuz, demis. Temel: Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo paga. Peki Cemal'in kulaklarindaki pamuk ne? Temel: Mektubu tuymasin diye....

ACI HABER

Cemal cok kumarbazmis, bir gun kahvede ölmüş. Karisina anlatma görevini Temel ustlenmis. Cemal kayip, demis Cemal'in karisina - Cehennemun tipine citsun, demis Cemal'in karisi. Temel gayet sakin: Cittu zaten, demis.

SORMA

Temel sinemanın birinde müdür olmuş. Bir seyirci gelmiş, Sigara içebilir miyim? Hayır, demiş Temel. Ama herkes içiyor. Onlar sormatiler ci.

TEK BİLET

Cemal iki tane piyango bileti almış. Temel karşı çıkmış,Manyak Cemal, Niye ici tane altun? Puyuk ikramiye pi tane.

YOK

Karadenizlinin birisi bara girmiş 'barmen bey' demiş,'limonsuz tekila' Barmen: Beyefendi limonumuz kalmadı kusura bakmayın. portakalsız versek olur mu?

IYI DOKTOR

Temel cok iyi bir doktordur" demis Cemal.. "Nereden biliyorsun" demisler. "Gecen yil cok pahali bir ameliyat olmam gerekiyordu, param yoktu, rontgende rotus yapti."

DÜŞÜNCE TARZI

NASA Mars'a adam gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidebilecek, giden de geri dönemeyecekmiş. İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar isteyeceğini sormuşlar:"1 Milyon Dolar" demiş ve eklemiş "MIT'ye* bağışlayacağım." İkinci aday olan doktora da aynı soruyu sormuşlar. Doktor:"2 Milyon Dolar" demiş. "Bir milyonunu aileme bir milyonunu da tıbbi araştırmalara bağışlayacağım." Üçüncü aday olan Temel aynı soruya "3 Milyon Dolar" diye cevap verince yetkililer diğerleri bu kadar az isterken kendisinin neden 3 milyon istediğini sormuşlar. Temel Türkiye'den kalma alışkanlıkla yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle: "1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, mühendisi de Mars'a göndeririz."

NEFES AL

Temel birgün berbere gitmiş, kulağında volkmeni.Oturmuş berber koltuğuna demiş : -Biraz kısaltın. Berber : -Tamam yalnız şu kulaklıkları çıkar, demiş. Bizim Temel demiş :-Olmaz, çıkarırsam ölürüm. Berber "peki" anlamında başını sallamış, enselerden kısaltmaya başlamış.Kulaklara yaklaşmış, makas kulaklığa takılmış. -Birader az çıkar su kulaklıkları, makas takılıyor. Temel :-Yok, çıkarırsam ölürüm, demiş. Neyse berber devam etmiş traşa, makas tekrar takılmış, berber Temel'i bir kez daha ikaz etmiş, ama Temel yine :-Yok arkadaş çıkarırsam ölürum, demiş. Berber iyice kızmış ama napsın müşteri nihayetinde, devam etmiş traşa.Fakat makas tekrar takılınca dayanamayıp çıkarmış kulaklıkları. Temel birden yere yığılmış, can çekişiyormuş.Berber korkmuş, bir o kadar da meraklanmış. Eğilip yerden kulaklıkları almış, kulağına götürmüş :-Nefes al, nefes ver, nefes al, nefes ver...

ÖLÜLER NE OLACAK

Trabzon Yaslilar Meclisi bir gun aralarinda bir karar alir; derler ki: "Yaw, halkimiz is-guc olmadigindan dolayi sikiliyor, gelin onlara bir is bulalim da canlari sikilip memleketi terk etmesinler." Ne yapalim, ne edelim derken, karar veriyorlar:"dunyanin en buyuk yuzolcumlu devletine savas acalim."Bakiyorlar haritaya, dunyanin en buyuk yuz olcumlu devleti Cin. Hemen Cin Halk Cumhuriyeti Devlet Baskanligi'na bir mektup gonderiyorlar:" Biz, Trabzon Halki olarak size savas aciyoruz, sizin ulkenizi isgal edip topraklariniza sahip olacagiz." C.H.C. Baskani hemen telasa kapiliyor, kim bunlar, neredeler... Derken haritaya bir bakiyorlar ve Trabzon'un Turkiye'de bir sehir oldugunu goruyorlar, hemen karsilik veriyorlar:"Istediginiz zaman ve yerde savasabiliriz!". Bu mesaj Trabzon Yaslilar Heyetinin eline gecer, dusunup tasinirlar, bakarlar ki C.H.C. 1 milyarlik bir ulke, boyle bir savasta garanti yenilecekler, savastan cekildiklerine dair bir mesaj yolluyorlar C.H.C.ye. Kaliyor bu isi halka aciklamak...Dusunuyorlar, tasiniyorlar, sonunda karar veriyorlar ve halka su aciklamayi yapiyorlar: "Sevgili halkimiz, Bildiginiz gibi C.H.C.ye savas actik ve onlar da savas istegimizi kabul etti, yalniz, bizim dusundugumuz yon su ki, C.H.C.'nin nufusu 1 milyarin uzerinde, o kadar insani oldurdukten sonra nereye gomecegiz, Trabzon'a sigmazlar ki! Onun icin bu savastan cekiliyoruz."

KÜS

Temel karısıyla kavga etmiş.Bu yüzden de konuşmuyorlarmış.Temel sabah erken kalkıp işe gidecekmiş,karısına kaçta kaldıracağını konuşmadıkları için söyliyemiyormuş.Bunun için bir kağıda şöyle yazmış.'Hanum penu saat peşte kaldur'Kağıdı masanın üzerine koymuş yatmış.Sabah kalkınca saate bakmış ne görsün,saat sekiz. Masada onun yazdığı notun yanında bir not daha; 'Hadi temel kak saat peş oldi.'

MANTIK

Temel:Yeni bir işe girdum 8 fotograf isteyular Dursun:Ula ben fotografını cekerum senin Temel:Ama vesikaluk olacakmış Dursun:O zaman sen beline kadar çukur kaz ben de fotograf makinesi alıp geleyüm (Temel çukur kazmaya baslar Dursun da fotograf makinesini almaya gider.. Dönüşte:) Dursun:Ula Temel niye 8 tane çukur kazdın çi ben zaten 8 tane fotograf makinesi getirmüstüm.

DEĞERMİ

İskoçyalı'nın tavuğu İngiliz'in bahçesine yumurtlamış. Biri "Tavuk benim, yumurta da benimdir" diyor. Diğeri "Benim bahçem yumurta da benimdir.". En sonunda İskoç "Bu böyle sürer gider. En iyisi birbirimize birer tekme atalım. Yerde en kısa süren kalan yumurtayı alsın" diyor, İngiliz de kabul ediyor. İskoç'un önce tekme atmasına karar veriyorlar. İskoç en ağır postallarını giyip geliyor. İyice bir abanıp İngiliz'in bacaklarının arasına bir tekme atıyor, İngiliz yarım saat sonra ancak kalkabiliyor. İngiliz tam tekmeyi atmak için hazırlanıyorken, İskoç yumurtayı uzatıyor: "Al senin olsun, bir yumurta için değmez."

BU İŞ BİZE YARAR

Diktatör bir akşam kahvehaneden içeri girer.Yalnız oturan birinin yanına çöker.Oradan buradan konuşurlarken sorar : -Günde ne kadar kazanıyorsun? -Günde 20 milyon lira. -Peki kemerleri biraz sıkalım diye ücretleri azaltıp, koşulları ağırlaştırsak, ne kadar kazanırsın? - 40 milyon lira. -Peki biraz daha sıkarsak kemerleri? -O zaman 50 milyon liraya para demem. Diktatör kızar : -Bu ne biçim iş.Köküne kadar sıkarsak? -O zaman muhakkak 100 milyon lira kazanırım. Diktatör şaşırmıştır.Adamın ne iş yaptığını çok merak etmiştir.Sorar : -Şeytan mısın, nesin.Ne iş yapıyorsun? -Mezarcıyım!

FIKRA